Block title
Block content

"Hiçbir cihetle kàbil midir ki, kâinatı mânen istilâ eden mehâsin-i hakikat-ı Muhammediye'ye (a.s.m.) ve tesbihat-ı Ahmediye'ye (a.s.m.) ve envar-ı İslâmiye'ye karşı lâkayd kalsın. Burayı açar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Allah’ın terbiye ve idaresi kainatta her şeyi kuşatmıştır. Bir zerreden tut ta galaksilere kadar her şey Allah’ın terbiye ve idaresindedir. Ve her bir mahlukunun hali ve kali olarak yapmış oldukları bütün dualarını işitir ve cevap verir. Onun rahmet ve şefkati her mahluku kuşatmıştır. Allah’ın bu terbiye ve idaresine "rububiyet dairesi" denilir.

Bu "rububiyet dairesi"ne mukabil gelen bir de "ubudiyet dairesi" vardır. Bu ubudiyet dairesinin mümessili, fahri kainat olan Hazret-i Muhammed Efendimiz (asm)'dir. Evet ibadet ve imanın kemal mertebesi Hazreti Peygamber Efendimiz (asm)'de tezahür etmiştir.

Nasıl ki, Allah’ın rububiyeti kainatta her şeyi kuşatmış ise, ona mukabil gelen ubudiyet dairesi de her şeyi kuşatıp, her mahluku istila etmiştir. Küçük bir yağmur damlasına nezaret eden bir melek te ubudiyet dairesinin bir neferidir. Ubudiyet dairesinin reisi ve kumandanı Allah Resulü (asm) olduğu için, ubudiyet dairesinin bütün neferlerinin hizmetinde ve kulluğunda onun da bir hissesi vardır.

İşte Allah’ın rububiyeti ve şefkati her şeyi kuşatmışken, böyle külli ve geniş olan Hazreti Peygamber (asm)'in ubudiyetine ve onun talep ve isteklerine ilgisiz ve lakayt kalması mümkün olamayacağı manası verilmek isteniyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
Yükleniyor...