Block title
Block content

HİMMET

 
İnsan, himmetini yüksek tutmakla ve ulvî maksatlara yönlendirmekle inkişaf ve terakki edebilir. Hutbe-i Şamiye adlı risalede şöyle geçer:
“Bir adamın kıymeti himmeti nisbetindedir. Kimin himmeti milleti ise, o kimse tek başıyla küçük bir millettir. Kimin himmeti yalnız nefsi ise, o insan değil. Çünki insanın fıtratı medenîdir. Ebna-i cinsini mülahazaya mecburdur.” Görüldüğü gibi, himmet sıfatı, insanlığın ve medenî olmanın şartı sayılmıştır.

Bir de meleklerin yardımı ve evliyanın himmeti meselesi vardır. Kur’an-ı Kerim’de iki ayrı yerde Müslümanların Bedir’de galip gelmeleri anlatılırken meleklerin de yardıma geldiği nazara verilir. Fakat hemen ardından “Yardım ancak Allah’tandır.” hatırlatması yapılır. Bu hatırlatmada “Melekler bize yardım ettiler de galip geldik, demeyin. Meleklerin yardımı kendilerinden olmayıp ancak Allah’ın izniyledir.” mesajı vardır. Ayetin bu mesajına uygun bir şekilde Bediüzzaman, evliyanın himmetinin de Allah’ın izniyle olduğunu söyler. Yani, evliyanın himmeti vardır, ama bu himmet kendiliğinden değil, Allah’ın izniyledir.

Paylaş
Yükleniyor...