Block title
Block content

"Himmetin elini tutup oturtturur. Siz de, لاَ يَضُرُّكُمْ مَنْ ضَلَّ اِذَا اهْتَدَيْتُمْ olan hakikat-i şâhikayı üzerine çıkarınız." Bu ifadenin geçtiği yeri, ilgili ayetle bağlantısıyla birlikte izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Sonra da acz ve nefsin itimatsızlığından neş'et eden ve işi birbirine bırakmak olan düşman-ı gaddar geliyor. Himmetin elini tutup oturtturur. Himmetin elini tutup oturtturur. Siz de,  لاَ يَضُرُّكُمْ مَنْ ضَلَّ اِذَا اهْتَدَيْتُمْ  ["Siz doğru yolda oldukça, sapıtmış olanlar size zarar veremez." (Mâide, 5/105)] olan hakikat-i şâhikayı üzerine çıkarınız. Tâ, o düşmanın eli o himmetin dâmenine yetişmesin."(1)

Siz işi birbirinize bırakmayıp, işi kendi işiniz gibi üstlenirseniz, başkalarının işi başkaları üstüne bırakma hastalığı size zarar vermez. Yani siz doğruyu yapmaya devam ettikçe, başkalarının yanlışta olması size zarar vermez, denilmek isteniyor.

İnsanların gayretsiz olmasındaki en büyük etken, başka insanların gayretsiz olmalarıdır. Ayet bu hastalığa tam bir reçetedir; yani sen gayretli olmaya devam edersen, başkalarının gayretsizliği ve tembelliği sana zarar vermez denilmek isteniyor. 

Bu paragrafa göre ayetin meali şöyle oluyor:

"Siz gayretli ve himmetli oldukça, gayretsiz ve tembel olanlar size zarar veremez." (Mâide, 5/105)

Herkes başkalarından gayret bekleyecek olursa, gayret eden kimse kalmaz; gayret eden kimse olmazsa başarı ve gelişme olmaz. 

(1) bk. Münazarat,  Zindan-ı atâlete düştüğümüzün sebebi nedir?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Münazarat | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 915 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...