Block title
Block content

"Hissiyat-ı insaniye ruh derecesine çıktığı vakit, o hazır zaman genişlenir; başkalarına nisbeten mazi ve müstakbel olan vakitler, ona nisbeten hazır hükmündedir." Buna göre; "Sahabelerin hepsi maziye nüfuz, istikbale hulul edebilirdi." diyebilir miyiz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Sahabe, mazi ve müstakbele Allah’ın müsaade ettiği kadar hulul ve nüfuz edebilirler; ama mutlak nüfuz edemezler. Yani her ne kadar sahabenin hissiyatı ya da latifeleri ruh derecesine çıkıp mazi ve müstakbeli hazır zaman gibi görecek bir kıvama gelmiş olsa da âdetullah, mutlak olarak mazi ve müstakbelin içine girmelerine tam müsaade etmez. Çünkü imtihan ve adetullah gereği insan mutlaka değil mukayyede tabidir.

O zaman bütün sahabenin ya da derece-i ruha çıkan aktap ve evliyaların geçmiş ve gelecek her şeyi görüp bilmeleri icap ederdi. Böyle bir bakış hem akla hem imtihana hem de âdetullaha uygun değildir. Ama zaman zaman derece-i ruha çıkan makbul insanlarda bu nüfuz ve hulul tezahür edebilir. Bast-ı zaman, tayy-ı mekânla ilgili kerametler buna örnektir.

Şayet sahabe, mazi ve müstakbele mutlak anlamda hulul ve nüfuz edebilse idi, o zaman her hadiseyi her durumu ayna gibi görebilirlerdi. Oysa Hazreti Ömer (ra) kendini şehit eden katili göremedi. Hatta peygamberler bile bu konuda vahye tabidir.

Özetle, sahabeler keramet nevinden ara sıra mazi ve müstakbele hulul ve nüfuz edebilirler, ama her an mutlak bir şekilde hulul ve nüfuz etmeleri imtihan ve âdetullah açısından mümkün değildir. 

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci Sual | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 992 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...