Block title
Block content

Hizmet, sa'y, tefekkür zamanlarında nefsin unutulması, yani nefse bir iş verilmemesi dalalettir. Cümlesini biraz açar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İ'lem eyyühe'l-aziz! İnsan nisyandan alındığı için, nisyana müpteladır. Nisyanın en kötüsü de nefsin unutulmasıdır. Fakat, hizmet, sa'y, tefekkür zamanlarında, nefsin unutulması, yani nefse bir iş verilmemesi dalalettir. Bu itibarla, ehl-i dalal ile ehl-i kemal, nisyan ve tezekkürde müteakistirler. Evet dall olan kimse, bir iş ve bir ibadet teklifinde başını havaya kaldırarak firavunlaşır. Lakin mükafatın, menfaatin tevziinde bir zerreyi bile terk etmez. Amma nefsini unutan ehl-i kemal, sa'y, tefekkür, sülük zamanlarında herşeyden evvel nefsini ileri sürüyor. Fakat neticelerde, faydalarda, menfaatlerde nefsini unutmakla en geriye bırakıyor." (1)

Nefis daima boş işlerle oyalanmak, tefekkürü, hizmeti hatıra getirmemek veya tehir ettirmeye çalışmak gayesi ve amacıdır. Demek ki hizmet, sa'y, tefekkür zamanlarında nefse bir iş verilmemesi dalalettir. insanı dalalete sürükler. Dolayısıyla gayret himmet ve çalışmak zamanlarında nefsi çalıştırmak ona sorumluluk yüklemek icab etmektedir.

Hizmetler görüldükten sonra, neticede, mükafat zamanlarında nefsin unutulması kemaldir. İşte bizler hizmette ileri nefsi arzularda geri kalmaya kendimizi alıştırırsak inşaallah maddi ve manevi rahat edeceğiz. Ancak durum makuse olursa o zaman vaziyette makuse, yani bunun tersi olacaktır.

(1) bk. Mesnevi-i Nuriye, Şule

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
Yükleniyor...