Block title
Block content

"Hodbîn adam, hem hodgâm, hem hodendiş, hem bedbin olduğundan bedbinlik cezası olarak nazarında pek fena bir memlekete düşer." deniyor; karamsar olmak suç mu?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Buradaki kilit kelime; “nazarında” ifadesidir ki, şimdilerde bu kavram yerine “bakış açısı” ifadesi kullanılıyor.

Aslında iki yolcudan ikisi de aynı memlekete düşüyor. Fakat kendi nazarlarında memleketin hali değişiyor. Tıpkı kırmızı renkli camları olan bir gözlükten bakılınca bütün herşey kırmızı göründüğü gibi.

Birinci adam itikatsızlığından dolayı kötümser, karamsar, ümitsiz bakış açısına sahiptir. Dolayısı ile bu bakışı bütün varlığa yansıyor. Gülmeyi ağlamak, terhisatı soymak zannediyor.

Diğeri ise güzel ahlaklı ve itikadı doğru olduğundan, etrafındaki şeylerin hakiki manalarını görüyor. Gülmeyi gülmek, terhisatı terhisat görüyor. Bu mana Yirmi Üçüncü Lem'a'da şöyle ifade izah ediliyor:

“Evet, herkes kâinatı kendi âyinesiyle görür. Cenâb-ı Hak, insanı kâinat için bir mikyas, bir mizan suretinde yaratmıştır. Her insan için, bu âlemden hususî bir âlem vermiş; o âlemin rengini, o insanın itikad-ı kalbîsine göre gösteriyor. Meselâ, gayet meyus ve matemli olarak ağlayan bir insan, mevcudatı ağlar ve meyus suretinde görür. Gayet sürurlu ve neş’eli, müjdeli ve kemâl-i neş’esinden gülen bir adam, kâinatı neş’eli, güler gördüğü gibi; mütefekkirâne ve ciddî bir surette ibadet ve tesbih eden adam, mevcudatın hakikaten mevcut ve muhakkak olan ibadet ve tesbihatlarını bir derece keşfeder ve görür. Gafletle veya inkârla ibadeti terk eden adam, mevcudatı, hakikat-i kemâlâtına tamamıyla zıt ve muhalif ve hata bir surette tevehhüm eder ve mânen onların hukukuna tecavüz eder.”(1)

Hikayede karamsar bakış açısı, kafirlerin dünyaya bakış açılarını simgeliyor. Çünkü kafirler Allah'ı ve ahireti inkar ettiğinden, kainatta ölüm teskeresiyle ahirete giden canlıları görünce, onların yok olduklarını düşünüyor. Allah'ı tanıyan ve tespih eden mevcudatı, hadsiz cenazeler suretinde görüyor.

Hikayedeki Hüdabin bakış açısı ise müminlerin bakış açısını temsil ediyor. Müminin nazarında bütün mevcudat dost ve kardeştir. Dağlar taşlar gibi büyük cirimler Allah'ı tespih eder. Bütün ölümler terhistir, ebedi bir aleme gitmektir.

Görüldüğü gibi kainatta gördüğümüz mana, bakış açımıza, yani itikad-ı kalbimize göre değişiyor. Kafir, aynı kainata bakıp cehennemi bir halet yaşarken; mümin aynı kainata bakıp, cennete gitmeden cenet esintilerini alabiliyor. 

Sürekli karamsar bir ruh halini taşımak, sağlıklı bir durum değildir. Zaman zaman yaşadığımız bir takım olaylardan elbette etkilenir ve üzülürüz. Hatta bir süre karamsar da oluruz. Ancak burada anlatılan karamsarlık, herhangi bir olayın neticesi değil, kişinin inancından ve inancın bakışa yansımasından kaynaklanan bir karamsarlıktır ki, kendini yetim, öksüz, yalnız, kimsesiz, sebeplerin önünde, bir meçhule doğru giden biri olarak algılamaktır. İman edip, itikadını değiştirdiği takdirde, bu bakış tamamen değişir ve huzura dönüşür.

(1) bk. Lem'alar, Yirmi Üçüncü Lem'a

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Söz | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 6819 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...