Block title
Block content

"Hristiyanlık ise, 'velediyet' fikrini kabul ettiği için, vesâit ve esbaba bir kıymet verir, enâniyeti kırmaz. Adeta rububiyet-i İlâhiyenin bir cilvesini azizlerine, büyüklerine verir." ۤAçıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İslâmiyetin esası, mahz-ı tevhiddir; vesâit ve esbaba tesir-i hakikî vermiyor, icad ve makam cihetiyle kıymet vermiyor. Hıristiyanlık ise, "velediyet" fikrini kabul ettiği için, vesâit ve esbaba bir kıymet verir, enâniyeti kırmaz. Adeta rububiyet-i İlâhiyenin bir cilvesini azizlerine, büyüklerine verir. اِتَّخَذُواۤ اَحْبَارَهُمْ وَرُهْبَانَهُمْ اَرْبَابًا مِنْ دُونِ اللهِ  âyetine mâsadak olmuşlar. Onun içindir ki, Hıristiyanların dünyaca en yüksek mertebede olanları, gurur ve enâniyetlerini muhafaza etmekle beraber, sabık Amerika Reisi Wilson gibi, mutaassıp bir dindar olur. Mahz-ı tevhid dini olan İslâmiyet içinde, dünyaca yüksek mertebede olanlar ya enâniyeti ve gururu bırakacak veya dindarlığı bir derece bırakacak. Onun için, bir kısmı lâkayt kalıyorlar, belki dinsiz oluyorlar."(1)

Tahrife uğramış Hristiyanlık dininde  vasıta ve sebeplere çok ehemmiyet verildiği için, Allah ile kul arasına giren vasıtalara adeta uluhiyet payesi verilmiştir. Onun için Hristiyanlıkta din adamları bir nevi tebasına Rablık tavrı alıyor,  ene ve  gururunu  terbiye etmeye ihtiyaç görmüyor. Bilakis bu bozuk din, insanların gurur ve benlik duygusunu besliyor ve inkişaf ettiriyor.

Ama İslam dininde vasıta ve sebepler olmadığı ve doğrudan tevhit hakikati hakim olduğundan, bir Müslüman bu yapının gereğince benlik ve gururunu terk edip terbiye etmesi gerekiyor. Dünyanın makam ve mevkileri insanın benlik ve gururunu takviye ve teyit eden unsurlar olduğu için, dindarlık ile bağdaşması çok zor oluyor. Bu yüzden ehli takva olan Müslümanlar dünyanın makamından kaçınmışlar.

Ama Hristiyanlıkta ise dünya makamı ile dindar olmak çelişmediği için, hatta birbirlerini tamamlayan durumunda olmasından dolayı sağlam ve mutaassıp bir Hristiyan önemli mevki ve makamlarda bulunabiliyor. Benlik ve gururu çok kuvvetli makam ve mevki sahibi bir adam aynı zamanda papaz da olabilir ve ikisi birbirine mani teşkil etmez demektir. Amerikan başkanlarından Wilson gibi hem başkan hem de sağlam bir dindar Hristiyandır. Ama bizde durum tersidir, genelde makam sahipleri dindar olamıyorlar, ikisini beraber götüremiyorlar.

Teslis inancı Hristiyanların sebeplere tapacak kadar değer verdiklerinin en büyük vesikasıdır.

(1) bk. Mektubat, Yirmi Altıncı Mektup, Üçüncü Mebhas.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...