Block title
Block content

"Hubb-u câh ve nazarı kendine celb etmek, ruhî bir marazdır." İzah eder misiniz; insanların kendisini beğenmelerini istemek de hastalık mıdır?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Şöhret sevgisi ve insanların ilgisini isteme tutkusu, hem kalbî hem de psikolojik bir hastalıktır. Ayrıca dünyanın en adi ve en alçak bir menfaatidir.

Hatta birçok insan, şöhret için hem şerefini hem namusunu hem de ahlakını kaybeder. Bu yüzden şöhret aynı afettir ve bütün semavi dinlerde kötü bir haslet olarak değerlendirilmiştir.

Hiçbir peygamber hiçbir veli şöhreti istememiş, bilakis şöhretten yılandan çıyandan kaçar gibi kaçınmışlardır.

Şöhretin en çirkin tarafı, insanların ilgi ve teveccühünü kazanmak için suni ve riyakar bir hale bürünmektir. Yani hedefi şöhret olan adamın her davranışı her hareketi her eylemi riya ve gösteriş üzerinedir. İnsanların ilgisini çekmek için yapmacık ve yapay bir karaktere bürünür.

Oysa insanın asıl amaç ve hedefi Allah’ın rızasını kazanmak olmalıdır. Allah insana bütün duygu, kabiliyet ve donanımları bunun için vermiştir, insanlar önünde şebeklik etsin diye vermemiştir.

Allah için yapılan bir gram amel, riya ve şöhret için yapılan tonlarca amelden daha değerli daha faziletlidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: 4 | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 530 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

k.toprak
Ama bazı insanlar sevilmek istemezmi mesela anne evlatlarından evlatlar anneleri ve kardeşlerinden eşler birbirlerinden sevilmeyi istemezlermi?menfaat için degil desinler için değil fakat insanlar tarafından Allah için ve dualarını almak için sevilmek caiz değilmidir.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Anne ile evladı, karı ile kocası arasındaki sevgi şöhret kapsamında değildir. Bu yüzden Allah'ın bir hediyesi bir nimeti bir lütfü olarak eşimizi, evladımızı, anne ve babamızı seveceğiz, sevmeliyiz...

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
k.toprak
faraza hubb-u cahı kalbinden çıkarmazsa, fakat ihlâsı ve rıza-yı İlâhîyi esas tutmak ve hubb-u cahı hedef ittihaz etmemek şartıyla, bir nevi meşru makam-ı mânevî, hem muhteşem bir makam kazanır ki, o hubb-u cah damarını kemâliyle tatmin eder. yukarıdaki bahiste insanlar tarafından sevilmenin caiz oldugu anlaşılmıyormu?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Ama ön şartları var. Fakat ihlâsı ve rıza-yı İlâhîyi esas tutmak ve hubb-u cahı hedef ittihaz etmemek şartıyla, bir nevi meşru makam-ı mânevî, hem muhteşem bir makam kazanır ki, bu şartlar yerine getirilirse o zaman olabilir.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
k.toprak
Meseleyi şimdi daha iyi anladım Allah razı olsun
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...