Block title
Block content

"Hükema-i işrakiyyun" kavramını izah eder misiniz, lügata baktığımızda Hükema-i İşrakiyyun kelimesi, ehl-i şirk olan manasında verilmiştir. Acaba burada tezatlık var mıdır? Yoksa benim gözümden kaçan noktalar var mı?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Her batıl mezhep ve ekolün her tarafı batıl olmak gerekmez. Onun için Üstat, "Her batıl mezhep içinde bir daneyi hakikat vardır." demiştir. İşrakiyyun akımı, hakikatlara, kalbin aydınlanması ve sezgi ile varılacağını savunan ve yeni Eflatunculuk felsefesinin tesirinde kalan, aynı zamanda, İslam tasavvufundan da etkilenen bir düşünce  ekoludur. Bu akım, hem İslam’dan hem de felsefeden bir şeyler almasından dolayı, her tarafına şirk nazarı ile bakamayız. Mesela, riyazet, İslam tasavvufunun bir disiplini ve nefsini arındırma metodu olarak oraya  geçmiştir.

İşrakiyyun akımında, riyazetin fikri açacağı düşüncesi hakimdi. Bundan  dolayı açlık ile nefislerini terbiye etmeye çalışırlardı. Bu usul ve tarz, yani riyazet, sufi ekolünden, İşrakiyyuna geçen  bir tarzdır.

Hatta İşrakiyyuna, İslam tasavvufu ile Meşşailik, yani Aristo felsefesi arasında sıkışmış bir ekol nazarı ile de bakılabilir, diyenler de vardır.

Bazen, batıl fikirlerin doğru vasıtaları; doğru fikirlerin de batıl vasıtaları olabilir. Riyazet, doğru ve güzel bir nefsi terbiye etme vasıtasıdır. Batıl bir mezhebin eline geçmiştir  diye, batıl olamaz.

Mesela, İmam Gazali, mantık ilmini araç ilmi olarak  felsefeden alarak, ilm-i kelama dahil etmiştir. Üstat, bir dönem, fikir ve zihin açıklığı için doğru ve güzel olan riyazeti kullanmıştır. Bunu da işrakiyyunu örnek alarak yapmıştır. Bunun da sakıncası yoktur. Münevver kısım olan Hükema-i İşrakiyyun cümlesindeki münevverden kasıt ise, aklı ve sezgiyi esas alan aydınlanmanın akıl ve sezgi ile  olacağını savunan ve kısmen de aklı ve kalbi aydınlanan filozoflara işarettir.

Yoksa, oradaki  münevver kelimesi, iman ile aklı ve kalbi aydınlanmış Kur’an şakirtleri anlamında değildir. Zaten bahsi geçen yerde de Kur’an ile beşerin hikmeti mukayese ediliyor. Kur’an’a nispeten, beşerin hikmeti güneş ile fener gibidir.

Vahyin terbiyesine ve dairesine iman ile ya da teslimiyet ile girmeyen bu gibi hikmet ehli, şirkten kurtulamamışlardır. Kurtulanlar da Allah’a tahkiki bir iman getirememişlerdir. Avam-ı mümin derecesini zor bulmuşlar.

Özetle,  İşrakiyyunun fikirleri batıl ve şirk olabilir. Ama her yönü ve tarzı ile batıl denilemez. Üstat’da onların İslam’a uygun olan yönlerini tatbik etmiştir. Meseleye böyle bakarsak tenakuz kalmaz...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci Maksat, İkinci Esas | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 8183 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

gkhnclk
Verdiğiniz bu mukni cevaptan dolayı sonsuz sükranlarımı sunarım. Allah razı olsun.İşlerinizde muvaffakiyetler...Allah hizmetlerinizi kabul eylesin. Amin!
Log in or register to post comments
BENZER SORULAR
Yükleniyor...