Block title
Block content

"Hükemanın hikmetleri ve ruhanî reislerin ilimleri ona muarız ve muhalif ve münkir oldukları..." Devamıyla izah eder misiniz; neden Peygamber Efendimizin davasını inkar ediyorlar?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hem imanda, öyle fevkalâde bir kuvvet ve harika bir yakîn ve mucizâne bir inkişaf ve cihanı ışıklandıran bir ulvî itikad taşımış ki, o zamanın hükümranı olan bütün efkâr ve akideleri ve hükemanın hikmetleri ve ruhanî reislerin ilimleri ona muarız ve muhalif ve münkir oldukları halde onun ne yakînine ne itikadına ne itimadına ne itminanına hiçbir şüphe, hiçbir tereddüt, hiçbir zaaf, hiçbir vesvese vermemesi ve mâneviyatta ve meratib-i imaniyede terakki eden başta sahabeler ve bütün ehl-i velâyet, onun, her vakit, mertebe-i imanından feyz almaları ve onu en yüksek derecede bulmaları, bilbedahe gösterir ki, imanı dahi emsalsizdir."(1)

“O zamanın hükümranı olan bütün efkâr ve akideleri ve hükemanın hikmetleri ve ruhanî reislerin ilimleri,..” Bu ifade ile o zamanın inanç durumu ve yapısı özetleniyor.

Peygamber Efendimiz (asm)'in döneminde ana hatları ile inanç gurupları; müşrikler, Ehl-i kitap olan Yahudi ve Hristiyanlar, Yıldıza tapanlar, Mecusiler ve azda olsa Hz. İbrahim (a.s.)'ın dininin kalıntılarını devam ettiren Haniflik idi.

Ruhani reislerden maksat Yahudi ve ristiyanların ruhban sınıfıdır ki, Peygamber Efendimize (asm) müşriklerden sonra en büyük sıkıntı veren bu reisler ve onun ham takipçileri olmuştur.

Hükemanın hikmeti ise, o dönemin dine dayanmayan felsefi yapısıdır. Nücumperestlik ve putperestlik her ne kadar felsefi bir ekol ve disiplin olmasa da, felsefi düşüncenin bir mahsulüdür denilebilir. Evet, Ebu Cehil ve onun gibi olan müşrikler, en az bir Epiküros ve Karl Marks kadar maddeci ve determinist idiler.

(1) bk. Mektubat, On Dokuzuncu Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
Yükleniyor...