Block title
Block content

HÜSEYİN REMZİ SÖNMEZGİL

 

l909'da Kastamonu'da dünyaya geldi. Emekli bir esnaf olan bu zat, Bediüzzaman gibi bir Üstadı ziyaret edip elini öpen bahtiyarlardandır.

Hüseyin Remzi SÖNMEZGİL hatırasını şöyle anlatmıştı:

"Ben seni mânen tanıyorum"

"Kastamonu'nun kazası İnebolu'da çok Nur talebesi vardı. Bu arkadaşlarla birlikte Üstad Bediüzzaman'ı ziyarete gidiyorduk. Ben Nasrullah Camiinin şadırvanından abdest almıştım. Abdest alırken biraz zaman kaybetmiştim. Ama hızlı hareket ederek, Üstad'ın kapısındaki arkadaşlara yetişebildim. Benim ilk ziyaretimdi. Üstad Hazretleri bana çok iltifatlarda bulundu:

"Kardeşim, mânen ben seni tanıyorum. Sen dürüst ve iyi bir insansın. Hattâ bu temizliğinden dolayı biraz evvel Nasrullah şadırvanından abdest alarak geldin."

"Üstad Bediüzzaman'ın bana olan bu iltifatından hem ben, hem de arkadaşlar hayretler içerisinde kalmıştık.

*** 

"Yine bir gün İnebolulu bir kardeş gelerek bana şu haberi vermişti:

'Remzi kardeş, sen Üstad Hazretleri için 'Ben daha önceden tanımam' diyorsun. Ama Üstad seni tanıyor ve 'Remzi kardeş hareketlerine dikkat etsin' diyor.'

Hakikaten ben o günlerde bir köy düğününde Allah affetsin fena hareketlerde bulunmuştum. Bu fena vaziyetim, Üstada malum olmuş ve beni ikaz ediyordu.

***

"Köylünün birisi Üstad'a yoğurt getirmek istiyor. Hanımı ise istemeyerek ve kocasının zoruyla hazırladığı yoğurdu Üstad'a götürünce, o mübarek Üstad yoğurdu kabul etmedi ve köyüne geri gönderdi.

***

"Birkaç hakim Üstadı ziyarete gidiyorlar. Üstad birisinin ismini söyleyerek onu ziyaretine almıyor. Sonradan arkadaşları o hakimden bunun sebebini sorunca hâkim şöyle diyor:

"Ben gerektiği zaman gusül abdesti almazdım. Onun için olsa gerek, Üstad beni huzuruna kabul etmedi."

***

"Kastamonu lisesi talebelerinden bir grup devamlı Üstadı ziyarete gider ve ondan ders alırlarmış. Onlara ders kitaplarının olduğunu, muallimlerinin kendilerine derslerini anlatıp öğrettiklerini, neden bunlarla yetinmeyip de Üstad'ın dersine gittikleri sorulduğunda şu cevabı vermişler:

"Bizler Üstad Bediüzzaman'dan iman hakikatlarını ders alıyoruz. Ayrıca fenlere ait dersleri de kitaplardan okuyor veya muallimlerimizden dinleyerek öğrenmeye çalışıyoruz. Sonra Üstad'ın bir dersini bir defacık da olsa hiç unutmuyoruz. Onun dersi öğretmenlerimizin derslerinden çok farklı, öğretmeninkini unuttuğumuz oluyor, ama Üstad Bediüzzaman'ın dersleri hiç akıldan çıkmıyor. Üstad Bediüzzaman, verdiği İslâmî ve imanî dersleri zihnimize öyle sokuyor ki, bu dersleri hiçbir zaman unutamıyoruz."

(Son Şahitler kitabının, ikinci cildinden derlenmiştir...)

Paylaş
Yükleniyor...