"Hususan zîhayatın kanındaki ‘küreyvât-ı hamrâ ve beyzâ’ tabir ettikleri, zerrelerden teşekkül eden küçücük kütleleri, seyyar yıldızlar gibi, Mevlevîvâri iki hareket-i muntazama ile hareket ediyorlar." Alyuvar ve akyuvarların iki hareketiyle izahı?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kan hücreleri ile diğer beden hücreleri karşılaştırıldığında, beden hücreleri sabit iken, kan hücreleri kan içinde dolaşan hücrelerdir. Kanın kendisi hareketli olduğu gibi, kan içinde de ayrıca kan hücrelerinin de hareketleri var ve bu hareketler son derece hikmetlidir.

Bir taraftan kan akışı / cereyanı ile tüm bedeni dolaşıp tüm hücrelere muhtaç oldukları erzakları götürmek ve tüm enkazları / atıkları toplamak şeklindeki bir vazife görülmektedir. Diğer yandan kanın bu cereyanı içinde alyuvarların hücrelere oksijeni taşıyıp ve karbondioksiti almaları muazzam, hassas ve hayati bir görevdir. Ayrıca, bedene musallat olan yabancı ve muzır olan maddelere ve mikroorganizmalara karşı “savunmada” görev alan akyuvarların işleri de son derece hayati ve hassastır. Özellikle akyuvarların yabancı istilacılara karşı savunma sırasındaki hareketleri çok daha dikkat çekicidir. Bilhassa o yabancı istilacılara karşı hareketi, onları yakalayıp yemeleri diyebileceğimiz “fagositoz” işlemi oldukça dikkat, beceri ve hesap isteyen manevralardır.

Üstad burada -mutad tefekküründe olduğu gibi- bir mikroskopla görebileceğimiz küçükler âlemine bir de teleskopla görebileceğimiz büyükler âlemine, semaya bakıyor. Sistem olarak küçük ile büyük âlemin benzer olduğu; semadaki büyük ölçekli düzenin, aynı hassas disiplin içinde küçük ölçekli âlemde de cari olduğuna işaret ediyor.

Kısacası kandaki o küçücük yuvarlakların kanla beraber tüm bedendeki hareketleri, Dünya'nın Güneş etrafındaki hareketlerinden geri kalmayan bir harekettir. Diğer taraftan özellikle akyuvarlarda görüldüğü gibi, bu küreciklerin kendiliğinden manevraları da vardır. Bu da dünyanın kendi etrafında dönüşüne benzetiliyor.

Son tahlilde, söylenen; Dünya'nın hareketleri ile kandaki küçücük hücrelerin hareketleri arasında “disiplinli, sistemli olmak” açısından fark yoktur. Hatta kandaki kürecikler neredeyse hayatla eşdeğer olan hareketliliği çok daha muhteşemdir ve kan bir ordu ve her bir hücre bir asker gibi bir kumandanın komutuna göre, kan bir Mevlevi ayinindeki dervişler gibi bir serzakirin işaretiyle aşkla kendinden geçmiş kulluk hali sergiliyorlar.

Kainat devlerin ordusu ise, beden miniklerin ordusudur; disiplin aynı derecede... Kâinat devlerin muazzam ibadeti ise, beden de miniklerin muhteşem ibadetidir; itaat aynı derecede...

Üstad'ın maddeci bir biyolog gibi meseleye bakmadığı, biyolojiyi mana-yı harfi cihetiyle okuduğu marifet-i ilahiyeye basamak yaptığı göz önünde bulundurulmalıdır. Diğer yandan da Üstad yüz sene önceki biyolojinin verilerini ifade ediyor. Biyolojinin yüz sene sonra kısmen söylemini değiştirmiş olması normaldir. Üstad'ın sık kullandığı “astronominin dediğine bakılırsa” yaklaşımı gibi “biyolojinin dediğine bakılırsa” gibi alınmalıdır. Yani kusur varsa o zamanın biyolojisine aittir. Ama Üstad'ın tefekkürü herhalükârda değişmeyecek muazzam bir tevhid dersidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...