Block title
Block content

Hz. Ali´nin "Ahir zamandaki zat bu duayı okursa, bir ifrit taifesi onun emrine verilir." şeklinde bir ifadesi var mıdır?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Tahkikatımız neticesinde böyle bir ifadeye rastlayamadık. Lakin bu hususta önemli birkaç rivayet ve ayeti nakledelim. 

Peygamber Efendimiz (asm)'in, cinlerin zararlarından Müslümanları korumak için Hz.Ali (ra)`ye yazdırdığı bir mektuptur. Üzerinde taşıyana ve evinde bulundurana o mahluklar zarar veremez.

Eshab-ı kiramdan Ebu Dücane Hazretleri anlatır:

"Yatıyordum. Değirmen sesi gibi ve ağaç yapraklarının sesi gibi, ses duydum ve şimşek gibi, parıltı gördüm. Başımı kaldırdım. Odanın ortasında, siyah bir şey yükseldiğini gördüm. Elimle yokladım. Kirpi derisi gibi idi. Yüzüme, kıvılcım gibi şeyler atmaya başladı. Hemen Resulullah (asm)'a gidip, anlattım. Buyurdu ki:"

(Ya Eba Dücane, Allah Teâlâ, evine hayır ve bereket versin!) Kalem ve kağıt istedi. Hz. Ali (ra)`ye bir mektup yazdırdı. Mektubu alıp, eve götürdüm. Başımın altına koyup, uyudum. Feryat eden bir ses, beni uyandırdı. Diyordu ki:"

"Ya Eba Dücane, bu mektupla bizi yaktın. Senin sahibin, bizden elbette çok yüksektir. Bu mektubu bizim karşımızdan kaldırmaktan başka, bizim için kurtuluş yoktur. Artık, senin ve komşularının evine gelemeyeceğiz. Bu mektubun bulunduğu yerlere gelemeyiz."

"Ona dedim ki, sahibimden izin almadıkça bu mektubu kaldırmam. Cin ağlamasından, feryadından, o gece, bana çok uzun geldi. Sabah namazını, mescitte kıldıktan sonra, cinnin sözlerini anlattım. Resulullah Efendimiz (asm) buyurdu ki:

"O mektubu kaldır. Yoksa, mektubun acısını, kıyamete kadar çekerler." (1)

"Hz. Süleyman (as) Mescid-i Aksa’yı yaptırdığı sırada, getirttiği sanatkârlar içinde, sanatların hilelerini bilen birtakım şeytanların kurdukları bir ihtilal yüzünden bir süre nüfuzunu kaybetmiş, yahud tahtından ayrı kalmış, böylece tahtında ya kendisi güçsüz bir cesed halinde hükümsüz kalmış, yahut tahtı da işgal edilip ona kırk gün kadar, heykel gibi birisi oturtulmuştu." (2)

Farklı diğer yorumlar içinde, biz bunu tercih ettik. Doğrusu, bu âyet, tefsiri en zor olan nadir yerlerdendir. Gerçeği her yönü ile yalnız Allah bilir.

 “'Ya Rabbî!' dedi, 'affet beni ve bana, benden sonra hiç kimseye nasib olmayacak bir hakimiyet lutfet. Çünkü Sen, lütufları son derece bol olan vehhabsın!' Biz rüzgârı onun emrine verdik. Rüzgâr, onun emriyle istediği yere tatlı tatlı eserdi. Bina yapan, dalgıçlık yapan her şeytanı, bukağılarla bağlı olan başkalarını da onun hizmetine verdik." (Sad, 38/35-37)

"Bukağılarla bağlamaktan maksat, kötülük ve bozgunculuklara meydan verilmeyecek bir şekilde, sıkı bir kontrol ve takip altına alınmış olmalarıdır."(3)

Kaynaklar:

(1) bk. Delail-ün-Nübüvve, Tezkire-i Kurtubi.
(2) bk. Elmalılı M. Hamdi Yazır, Kur'an-ı Kerim Tefsiri, VI/470.
(3) bk. Suat Yıldırım, Kur'an-ı Kerim Meali.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Sekizinci Lem'a | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 6107 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...