Block title
Block content

“İbadet, tevekkül, tevhid, teslim ne kadar azim bir kâr bir saadet, bir nimet olduğunu bütün bütün kör olmayan görür, derk eder.” bu bazen yanlış yorumlanıyor ve tembelliği, ataleti ve sefaleti netice veriyormuş gibi gösteriliyor?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Tertib-i mebâdide tevekkül, tembelliktir. Terettüb-ü netice noktasındaki tefviz, tevekkül-ü şer'îdir." (Lemeat)

Mebadi, “mebde”nin çoğuludur; başlangıçta yapılması gereken işleri ifade eder. Bunların tamamı eksiksiz icra edilmelidir. Bunları terk etmek tevekkül değil, tembelliktir. Gerekli bütün şartları yerine getirdikten sonra, sonucu, sabırsızlanmadan, hırs göstermeden beklemek ve rıza ile karşılamak ise tevekkül-ü şer’idir, yani İslam’ın öngördüğü tevekküldür. Böyle bir tevekkül insanı tembelliğe değil çalışmaya sevk eder; ümitsizliğin kapısını kapar. “Ben görevimi yaptım, sonuca karışmam.” der ve çalışmalarını gerekirse başka bir mecrada yine devam ettirir.

İnşirah Sûresinde Peygamberimize yapılan şu hitap Onun (asm) her ümmeti için de geçerlidir:

“O halde (işini bitirip) boş kaldın mı (hemen başka bir işe) sarıl. Ve ancak Rabbine yönel.” (İnşirah, 94/7-8)

Şu da var ki, tevekkül etmeyen kişinin de, aciz bir kul olarak, kendine düşen görevi yaptıktan sonra beklemekten başka yolu yoktur. Ancak bu sabırsız ve tevekkülsüz bekleyiş ve sonuç hakkında olumsuz ihtimalleri sıralayıp düşünmek insanı rahatsız etmekten öte bir fayda sağlamaz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Üçüncü Söz | Yazar: Alaaddin BAŞAR (Prof. Dr.) | Okunma Sayısı: 6549 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...