Block title
Block content

''İblisin en mühim bir desisesi, kendini, kendine tabi olanlara inkar ettirmektir.'' cümlesini nasıl anlamalıyız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu sorunun cevabı Yirmi Birinci Söz'ün İkinci Makamı olan vesvese risalesinde geçmektedir. Kısa bir pasajını buraya alıyoruz.

"Hem bununla beraber, o çirkin sözler, senin kalbinin sözleri değil. Çünkü senin kalbin, ondan müteessir ve müteessiftir. Belki kalbe yakın olan lümme-i şeytanîden geliyor. Vesvesenin zararı, tevehhüm-ü zarardır. Yani, onu zararlı tevehhüm etmekle, kalben mutazarrır olmaktır. Çünkü hükümsüz bir tahayyülü hakikat tevehhüm eder. Hem şeytanın işini kendi kalbine mal eder; onun sözünü ondan zanneder. Zarar anlar, zarara düşer. Zaten şeytanın da istediği odur."(1)

Özetle şunu anlıyoruz; şeytan kendi varlığını unutturmak veya inkar ettirmekle, insanın fena duygu ve düşüncelerinin kaynağının insanın kendisi olduğunun telkin etmek istiyor. Bunun neticesinde de insanda bir karamsarlık ve ümitsizlik meydana geliyor. "Ben ne kadar bozulmuşum ki bu tür düşünce  ve duygular ben de bulunuyor." diyerek kendini salabiliyor.

İşte şeytan bu damarı işleterek ona şu telkinde bulunur: "Senin fıtratın bozulmuştur. Bir taraftan bu pis duygular, diğer taratanda namaz, oruç ve ibadet bir arada olmaz." diyerek muhatabını aldatır. Halbuki, o fena ve pis duyguların kaynağı insanın kalbi değildir. Şeytanın insanın kalbine verdiği veya üfürdüğü telkinler ve vesveselerdir.

(1) bk. Sözler, Yirmi Birinci Söz, İkinci Makam.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

mezunburak
şeytanın kendi varlığını inkar ettirmesi iman noktasında da büyük bir zarar olabilir çünkü şeytanın varlığı dinimizde vardır.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
bakiduman
bir de maneviyatı kabul etmeyenlerin maddi olmayan şeyleri kabul etmesi mümkün değildir.şeytanları kabul etseler melekleri de kabul etmek zorunda kalacaklar.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...