Block title
Block content

"İçi hâlis hidayet; sağı اَفَلاَ يَعْقِلُونَ'lar ile ukulü istintakla 'Sadakte' dedirtiyor." Burada "Akletmez misiniz?" demekle neden "Doğru söyledin." cevabı veriliyor, açar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Yani, Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyânın altı ciheti parlaktır ve nurludur. Evham ve şübehat içine giremez. Çünkü arkası Arşa dayanıyor; o cihette nur-u vahiy var. Önünde ve hedefinde saadet-i dâreyn var. Ebede, âhirete el atmış, Cennet ve saadet nuru var. Üstünde sikke-i i'câz parlıyor. Altında burhan ve delil direkleri var. İçi hâlis hidayet; sağı efelâ ya'kılûn'lar ile ukulü istintakla 'Sadakte' dedirtiyor. Solunda, kalblere ezvâk-ı ruhanî vermekle, vicdanları istişhad ederek 'Bârekâllah' dediren Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyâna hangi köşeden, hangi cihetten evham ve şübehâtın hırsızları girebilir?"(1) 

Burada akıl kendi mantıki çıkarım ve önermeleri ile Kur’an’ın hak ve hakikat olduğuna kanaat getirip şahitlik ediyor. "Sadakte" kelimesi aklın Kur’an’ı tasdik edip onaylaması anlamına geliyor. Bu yüzden yüzlerce ayet kuvvetli deliler serdettikten sonra akletmez misiniz, düşünmez misiniz diyerek Kur’an’ın gayet derecede makul ve mantıklı olduğunu gösteriyor.

Birisi mantıklı konuştuğunda onu onaylamak için doğru söyledin deriz. Mantıksız bir şey söylediğinde ise bu söylediğin hiçte makul ve mantıklı değil deriz. "Sadakte" kelimesi de bu işlevi görüyor. 

(1) bk. Mektubat, On Dokuzuncu Mektup, On Sekizinci İşaret.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...