Block title
Block content

İçtihad Risalesinde, bu zamanda içtihad yapılmayacağı ifade ediliyor. "Elbette en büyük bir müçtehid, hem en büyük bir müceddid, hem hâkim, hem mehdî,.." Burada ise mehdinin müçtehid olduğu belirtiliyor. O zaman mehdi gelmemiş şeklinde anlaşılmaz mı?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Müçtehit" terimi sadece mezhep ve fıkha bakmıyor. Her ilim dalının kendine ait ayrı ayrı müçtehitleri bulunuyor. Mesela, hadis ilminin müçtehidi, tefsir ilminin müçtehidi, kelam ilminin müçtehidi, fıkıh ilminin müçtehidi ayrı ayrıdır.

Risale-i Nur'u incelediğimizde, Üstad Hazretlerinin bütün bu ilim dallarında müçtehit seviyesinde olduğunu rahatlıkla görebiliyoruz. Üstad'ın müçtehit seviyesinde olması mezhep kurmasını gerektirmiyor. Nitekim İmam-ı Gazali Hazretleri de müçtehit seviyesinde idi, ama o beşinci bir mezhep kurma ihtiyacı görmedi. Her müçtehit yeni bir mezhep ihdas edecek değildir.

Fıkıh sahasını zaten dört büyük imam, yani dört mezhep halletmişler; yeniden beşinci bir mezhep kurmaya o saha ile uğraşmaya gerek bulunmuyor. Nur talebeleri Risale-i Nur'dan tahkiki imanı aldıktan sonra amel için gerekli olan fıkhi meseleleri dört mezhepten öğreniyorlar.

Allah’tan şüphesi olan bir adama gusülden, abdestten bahsedilmez önce iman vermek gerekir. Hatta Allah’a iman ediyor, ama imanı zayıf olduğu için ibadete ihtiyaç hissetmeyen birisine de önce iman kuvveti vermek gerekiyor.  

Üstelik bu asırda maddeci ve inkarcı felsefe fıkha değil imana saldırıyor, zira iman imha edilirse ortada ne fıkıh kalır ne din kalır. Üstad Hazretleri bu tehlikeyi gördüğü için, bütün gücünü ve mesaisini imanın tahkim edilmesi üzerine harcamış. Çünkü kökü kurumuş bir ağacın dal ve budaklarını ilaçlamanın bir manası bulunmuyor.

İslam bir ağaçtır, bu ağacın kökü imandır gövdesi ibadet meyvesi ise ahlaktır. Kök yani iman çürük ve hastalıklı olursa, gövde ve meyve yani ibadet ve ahlak kurtlu ve işe yaramaz olur. Halihazırdaki Müslümanların durumu buna şahittir. Öyle ise bu ağacı kurtarmak için imana, yani köke ağırlık verilmelidir.

Üstad Hazretleri müçtehitliğini iman esaslarının tahkim edilmesine sarf etmiştir. Yani,

 "Elbette en büyük bir müçtehid, hem en büyük bir müceddid, hem hâkim, hem mehdî, hem mürşid, hem kutb-u âzam olarak bir zât-ı nuranîyi gönderecek ve o zat da ehl-i beyt-i Nebevîden olacaktır."(1)

ifadesi tam Üstad Hazretlerini tarif eden bir cümledir, diye düşünüyoruz. Bu cümlenin eksiği var fazlası yok.

(1) bk. Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup, Yedinci Kısım.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

yağız22
cevabınız için teşekkürler.birde kambur denilen bir mübareğin dua etme olayı vardı.sanki O'nun kutbu azam olduğu söyleniyordu.kutbu azam bir tane olmazmı? bu konu hakkında da bilgi verebilirmisiniz
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
drerkan
Elhamdülillah.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Üstad hazretlerinin “ değil hususî bir memleketin kutbu, belki ekseriyet-i mutlakayla Hicaz'da bulunan kutb-u âzamın” tabirinden anlaşılan manaya göre her bölgenin kendine has bir kutbu var elbette hicaz bölgesinin de bir kutbu vardır ki bu kutup diğer bölgelerin kutuplarının hepsinin üstünde bir makama sahiptir. Bir nevi bütün dünyanın manevi lideri ve kutbu şeklindedir. Nasıl Mekke şehirlerin efendisi ise Mekke’nin kutbu da kutupların efendisi hükmündedir. Bu kutbun kimliğini herkesin bilmesi mümkün değildir. Bunu ancak manevi cephesi güçlü kişiler bilebilirler. Kamburda böyle bir kutupmuş. 

“Her zamanda bulunan iki imam gibi, onu tanımaya mecbur olmuyor.” Bu tabirden de her dönemde iki imamın olduğu anlaşılıyor ve bir birlerinin riyasetine girmeye muhtaç değildirler. Risale-i Nur talebelerinin şahsi manevisi bu imamlar sınıfından olduğu için başka kutup ya da imamların riyasetine girmeye muhtaç değildirler demektir. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
oğuzhangözüpek
İslamın reforma ihtiyacı yok.Reform kelimesi az da olsa Mezhepleri çağrıştırıyor. Rönösansa (Yeniden uyanışa) ihtiyacı var.''Doğrudan alarak ilhamı,Asrın idrakına sunmalıyız İslamı'' derken Mehmet Akif bu gerçeğe işaret ediyor.Risale-i Nur bu açıdan bir kılavuz,Rehber dir.Kur'an okuyanusunda nasıl yelken açılması gerektiğini misalleriyle göstermiştir.Bu anlamda Üstad tefsir konusunda da Müçtehit olmuştur.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
mehmet64
Soruda bi eksiklik var. 27. Sözde içtihat edilemez demiyor ki. Içtihat kapısı açık ama bu zamanda girmeye altı mani var buyuruyor
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...