Block title
Block content

"İçtihatta, yani istinbat-ı ahkâmda, yani Cenâb-ı Hakkın marziyâtını kelâmından anlamakta, sahâbelere yetişilmez..." Birinci Vechi genel olarak izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kur’an ayetlerini anlama ve bu ayetlerden fetva ve hüküm çıkarma konusunda sahabeye yetişilemez. Çünkü sahabeyi bu konuda öne geçiren ve avantajlı kılan faktörler var. Biz bu avantajları ve faktörleri kısa maddeler halinde özetlemeye çalışalım.

Birincisi, sahabe hem ayetin inişine hem de hangi olay üzerine indiğine bizzat canlı şahitlik ediyor. Oysa sonraki alimler bu konuda net ve berrak olamıyorlar. Bu yüzden sonraki alimler "hangi ayet hangi olay üzerine inmiş" konusunda ihtilafa düşebiliyorlar.

İkincisi, sahabeler ayette çözemediği bir konu olduğunda, yanılması imkansız bir mürşidi olan Hz. Peygamber (asm)'e müracaat etme avantajına sahipler. Çünkü Kur’an’ın en büyük müfessiri Hazreti Peygamber (asm)'dir ve üstelik bu müfessirin yanılma riski de bulunmuyor.

Üçüncüsü, o zamandaki en büyük düşünce ve en büyük çaba, Allah’ın rızasının ne olduğunu ayetlerden anlamak üzerine idi. Bütün zihinler, ayetten hüküm çıkarma ayeti anlamaya yönelmişti. Bütün kalp ve duygular, "Rabbimizin bizden istediği nedir?" diye merak ederdi. Konjonktür Kur’an’ı anlama ve tefekkür etme üzerine cereyan ediyordu. İnsanların konuşmaları, sohbetleri, tartışmaları hep ayetleri sağlıklı ve derinlemesine anlamak üzerine idi.

Böylesine yoğun, derin ve kapsamlı bir eğitim ortamı, o zaman insanını müthiş bir anlama seviyeye çıkarmaya yetiyordu. Sahabeler âdeta bir kibritin çakması gibi ani ve anlık bir içtihat yeteneğine sahip olabiliyorlardı.

Dördüncüsü, sahabenin zeka seviyesinde ve kabiliyetinde olan bir adam sahabenin içtihat seviyesini şu zamanda on senede, belki yüz senede kazanamaz.

Çünkü günümüzde Allah ve ahiret üzerine değil dünya ve dünyalıklar üzerinde düşünülüp konuşuluyor. İnsanların bütün dikkati, çabası, enerjisi dünya ve içindeki adi şeylere yönelmiş.

Geçim sıkıntısı insanların ruhuna öyle bir sersemlik vermiş ki, herkesin zihni rızık kovalıyor.  Maddeci ve inkarcı felsefe akla öyle bir körlük vermiş ki, sahabe ile aynı kabiliyette olan bir şahsa ve zihnine içtihat hususunda kuvvet vermediği gibi, aksine zihni daha da karıştırıyor daha da dağıtıyor. Dolayısı ile bu zamanın toplumsal yapısı ve mefkuresi içtihada uygun değil ki bu zamanın alimleri sahabe gibi safi ve derinlemesine içtihat edebilsin.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...