İHLAS

“Temiz, samimi sevgi.

Kalbini safi etmek. Yalnız Allah rızası için iş görmek.”

RIZAYA GÖTÜREN YOLLAR

“Amelinizde rıza-yı İlâhî olmalı. Eğer O razı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok. Eğer O kabul etse, bütün halk reddetse tesiri yok.” Lem’alar

Allah’ın razı olduğu bir kul olmak... Mü’min için şereflerin en büyüğü, derecelerin en yükseği... Cennete, ancak rızaya eren kullar girecekler. Demek ki, rıza cennetten önce geliyor.

Cennet ehlinin en büyük bir lezzeti de, Allah’ın razı olduğu bir kul olma, O’nun sevgili bir misafiri olma duygusu.

Nur Külliyatı’nda geçen şu ifadeler rızaya erme yolunda büyük bir yol gösterici:

“Şu dünya hayatında en bahtiyar odur ki: Dünyayı bir misafirhane-i askerî telakki etsin ve öyle de iz’an etsin ve ona göre hareket etsin. Ve o telakki ile, en büyük mertebe olan mertebe-i rızayı çabuk elde edebilir.” Mektubat

Her insan, vazifesini yerine getirmekle mükellef bir asker gibi. Ve bu asker, dünya kışlasında misafir; terhis oluncaya kadar orada kalacak. Kendini asker ve misafir bilen insan, ne diğer arkadaşlarının teveccühlerini kazanmaya çalışır, ne de bu dünya kışlasına gönül bağlar.

Demek oluyor ki, rıza mertebesine ulaşmanın en önemli şartı, insanların teveccühlerine aldanmamak, hayatın gayesini “riya” değil “rıza” olarak tespit etmek ve ona göre çalışmaktır.

Bu dünya imtihanında, karşısına çıkan belâ ve musibetleri rıza ile karşılayan, teslim ve tevekkül yoluna giren insan, rıza mertebesine ermenin en büyük bir sebebini daha yakalamış demektir.

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...