Block title
Block content

"İhtiyarlık zamanında lüzumsuz tehlikeli siyaset oyuncaklarına atılmak..." Oyuncak ama tehlikeli; açar mısınız biraz? Bir de siyaset her zaman mı tehlikeli, "Kim yapacak o zaman?" diyenler var?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Halihazırda siyasetin çarkı yalan, hile, dolap ve tabasbus (yalakalık) üzerine dönmektedir. Dolayısı ile bu çarkın içine girenler, manevi açıdan büyük bir risk içinde kalıyorlar ve kalmaya da mahkumdurlar.

Bu çarktan etkilenmeden hizmet edebilmek için ya peygamber gibi masum olmak ya dört halife gibi zühd-ü kalbiye sahibi olmak ya da en azından Ömer bin Abdulaziz ve Mehdi Abbasi gibi sağlam bir iman ve ahlaka sahip olmak gerekiyor. Bu ölçülere sahip olmayan kişilerin siyaset içinde kirlenmeden kalmaları pek mümkün değildir.

İnsanları yola getiriyim derken, kendimizin yoldan çıkması pek karlı ve makul olmasa gerek. Hele ki ahlak ve imanın yerlerde süründüğü bu zaman diliminde, siyaseten kurtarıcılık rolüne girmek tam bir safsatadır.

Ne ümmetçilik (Siyasal İslamcılık) ne Turancılık ne de bir başka doktrin alem-i İslam’ın kötü haline reçetedir. Alem-i İslam’ın ıslahı ancak tahkiki iman hareketi (Risale-i Nur Hareketi) ile mümkündür. Ehl-i sünnet dairesinde olan tarikat erbabı kardeşlerimizin mücadelesi de buna dahildir.

Bu asırda, maddeci ve inkârcı felsefe Müslümanın kökü ve esası olan imana saldırıyor. Çünkü iman imha edilirse ortada ne Müslüman kalır ne din kalır. Üstad Hazretleri bu tehlikeyi gördüğü için bütün gücünü ve mesaisini imanın tahkim edilmesi üzerine harcamış.

Çünkü kökü kurumuş bir ağacın dal ve budaklarını ilaçlamanın bir manası bulunmuyor. İslam bir ağaçtır, bu ağacın kökü imandır, gövdesi ibadet, meyvesi ise ahlaktır. Kök, yani iman çürük ve hastalıklı olursa, gövde ve meyve, yani ibadet ve ahlak kurtlu ve işe yaramaz olur. Halihazırdaki Müslümanların hâli buna şahittir. Öyle ise bu ağacı kurtarmak için imana, yani köke ağırlık verilmelidir.

Siyasal İslamcıların kendine hayrı yok ki alem-i İslam’a hayrı olsun. Bunların imanı taklidi olduğu için, dünyanın sevimli (devlet gücü) ya da azaplı (baskı ve hapis) haline dayanamazlar.

Üstadımızın ömrü zindanlarda geçmesine rağmen, davasından zerre kadar taviz vermemiş. Çünkü o tahkiki iman sahibi idi...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Nokta | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 716 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...