Block title
Block content

"İhyâ, mânâ-yı zâhirî-yi mecazi itibarıyla, hasenatın gayr-ı mahdut tezauf düsturunu gösterir." cümlesini, devamındaki ayetle birlikte izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İKİNCİ CÜMLE: (1) اَىْ: مَنْ اَحْياَهَا فَكَاَنَّمَا اَحْيَا النَّاسَ جَمِيعًا
İhyâ, mânâ-yı zâhirî-yi mecazi itibarıyla, hasenatın gayr-ı  mahdut tezauf düsturunu  gösterir. Mânâ-yı aslî itibarıyla halk ve icadda şirk ve iştiraki, esasıyla hedmeden bir burhana remizdir. Zira bu cümleyle beraber, (2) مَا خَلْقُكُمْ وَلاَ بَعْثُكُمْ اِلاَّ كَنَفْسٍ وَاحِدَةٍ tarafeyndeki teşbih, iktidar mânâsını ifham ettiğini dahi nazara alınsa, mantıkan aks-i nakîz kaidesiyle istilzam ediyor ki, (3) مَنْ لاَ يَقْتَدِرُ عَلٰى اِحْيَۤاءِ النَّاسِ جَمِيعًا لاَ يَقْتَدِرُ عَلٰى اِحْيَاءِ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ demek, işareten delâlet ediyor. Madem ki insanın, mümkinatın kudreti, bilbedahe semavatın, küre-i arzın halkına, icadına muktedir değildir. Bir taşın, hiçbir şeyin halkına da muktedir olamaz."(1)

1. Yani: Kim de birisini diriltirse, bütün insanları diriltmiş gibi olur.
2. “Sizin yaratılmanız da, diriltilmeniz de, tek bir kişinin yaratılıp diriltilmesi gibidir.” (Lokman, 31/28)
3. Kim bütün insanları diriltmeye muktedir olamazsa; bir tek nefsi de diriltmeye muktedir olamaz.

"Kim bir cana kıymamış veya yeryüzünde fesat çıkarmamış birisini öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibidir. Kim de birisini diriltirse, bütün insanları diriltmiş gibi olur." (Mâide, 5/32)

Bu ayette  ihya yani hayat vermenin bir mecazi birde hakiki ve asli manası nazara veriliyor.

“Sizin yaratılmanız da, diriltilmeniz de, tek bir kişinin yaratılıp diriltilmesi gibidir.”(Lokman, 31/28)

ayetini, asıl ve hakiki manası ile anlarsak mana şöyle olur: Bir insanı yaratmak ile bütün insanları yaratmak için aynı güç ve kudret gerekir. Bu yüzden bir insan yaratılış bakımından bütün insanların yaratılışı gibidir. Burada Allah ihya üzerine İlahi mührünü vurmuş, ta ki kimse yaratma ve ihya iddiasında bulunamasın.

Evet, hayatın oluşması ve devamı ancak bütün kainatın çarklarının işlemesi ve çalışması ile mümkündür. Güneş, hava, su, toprak gibi kainatı kuşatan külli unsurlar olmadan hayatın oluşması ve devam etmesi mümkün değildir. Demek hayatı yaratmak için bütün bu külli unsurlara hakim olacak bir kudretin olması gerekir manası ile kudrete işaret eder. Hayatın kudretin bir mucizesi olduğunu akla gösterir.

Allah’ın sanatları içinde en karmaşık ve yapılması ve icat edilmesi en zor sanat hayat olmasından hayat üstünde Allah’ın isim ve sıfatları çok zahir ve bariz bir şekilde parlıyor. Allah’ın varlığı ve birliği hayat üstünde çok net ve şeffaf olarak görünüyor.Sanatlar içinde Allah’ın kusur ve mükemmel sıfatlara sahip olduğunu en güzel gösteren hayattır. Zira bir arının icadı için sonsuz ilim, irade ve kudret gibi sıfatlar lazımdır ki bütün kainatı ve sebepleri istihdam edip arının vücudunda hayatı yaratabilsin. Bütün bunlar hayata ayrı bir parlaklık ayrı bir mana katıyor. Bu yüzden tevhit ve Rububiyet en ziyade hayat üzerinde parlıyor.

Ayetteki  “Kim de birisini diriltirse, bütün insanları diriltmiş gibi olur." cümlesini mecazi manası ile anlarsak mana şöyle olur: "Mânâ-yı zâhirî-yi mecazi itibarıyla, hasenatın  gayr-ı  mahdut tezauf  düsturunu  gösterir.” yani sevap ahirete bakan bir kavram olduğu için bu dünyanın mantık ve rakamsal değerleri ile ölçemeyiz. Zira hasenat yani sevaplar Allah’ın lütfu ile gayr-ı  mahdut tezauf  düsturu yani sınırsız bir katlanma ile prensibi ile ölçülür ki insanın bunu dünya kafası ile ihata ederek anlaması kabil değildir.

Yani mana şöyle oluyor: “Kim de birisini diriltirse, bütün insanları diriltmiş gibi olur." ayetindeki azim sevap ancak Allah katındadır, kimse bunu takdir edemez demektir.

(1) bk. Sünuhat, Kur'an'da Mübalağa, Mücazefe Yoktur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Sünuhat | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1513 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...