Block title
Block content

"İki yaradan biri acz-i beşeri, diğeri fakr-ı insanîdir." Bu iki yarayı biraz açar mısınız? "Diğer ilaçlar ise; şükür ve kanaat ile talep ve dua ile Rezzâk-ı Rahim’in rahmetine itimaddır" İzahını yapar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsan sonsuz muhtaçtır, fakirdir. Göze de muhtaçtır, güneşe de. Ve insan sonsuz acizdir, göz de yapamaz güneş de. Örnekleri artırabiliriz. İnsanın bu yaratılışı onun Allah’ın kudret ve rahmetine itimat etmesi, ancak O’na ibadet edip ve yine yalnız O’ndan yardım dilemesi içindir.

Allah’a ve ahirete iman eden kişi, bu dünyadaki bütün ihtiyaçlarının görülmesinde kendisine düşen görevi yaptıktan sonra Rabbine teslim olur ve O’na tevekkül ederek rahat bulur. Rızık istiyorsa tarlasına tohumları eker, gerekli hizmeti verir ve sonucu sabırla, tevekkülle bekler. Şifa talep ediyorsa doktorun tavsiyelerine aynen uyar, verdiği ilaçları kullanır ve iyileşmeyi yine sabır ve tevekkül ile bekler.

Öte yandan insanın ihtiyaçları bu dünya ile sınırlı değildir. Onun en büyük meselesi ölümün tılsımının çözülmesi, varlığını ölümle ebediyen kaybetmemesidir. Bu noktada da insan sonsuz aciz ve fakirdir. İşte ahirete iman da bu ikinci yaraya merhem olur.

“Hattâ hadsiz aczinde ve nihayetsiz za'fında, hadsiz a'dasına karşı bir nokta-i istinad aramakla, vicdan daima Vâcib-ül Vücud'a bakar. Hem nihayetsiz fakrında, nihayetsiz hacatı içinde, nihayetsiz maksadlara karşı bir nokta-i istimdad aramağa mecbur olduğundan, vicdan daima o noktadan bir Ganiyy-i Rahîm'in dergâhına dayanır, dua ile el açar. Demek her vicdanda şu nokta-i istinad ve nokta-i istimdad cihetinde iki küçük pencere, Kadîr-i Rahîm'in barigâh-ı rahmetine açılır, her vakit onunla bakabilir.”(1)

Sorunun diğer şıkkına gelince:

Mümin çok iyi bilir ki, rızık semavat ve arzın malikinin elindedir. Bunların bir araya gelmesi ve bitkilerin yahut hayvanlarını imdadına koşmasıyla, bizim muhtaç olduğumuz rızıklar ortaya çıkar. Bir ağaç yahut bir bahçe tek başına rızkı yetiştirecek kabiliyete ve kudrete malik değillerdir. Güneş denizleri buharlaştıracak, bulut o buharları taşıyacak ve muhtaç bölgelere ulaştıracak, bahar mevsiminin gelmesi için yeryüzü o muhteşem ve mucize seyahatini sürdürecek ve daha nice şartların bir araya gelmesinden sonra ağaçlar meyve verecekler, zeminden sebzeler çıkacaktır. Bunun şuurunda olan bir mümin, kendine düşen görevleri yaptıktan sonra rızkını ancak Allah’tan ister ve O’nun rahmetine itimat eder.

Burada şu önemli noktaya da ayrıca dikkat çekiliyor:

Mümin olan insan öncelikle kendisine ihsan edilen nimetlere şükür ve kanaat eder. Yeni şeyler isterken de bunu hırs ile değil kanaat ile talep eder.

(1) bk. Sözler, Otuz Üçüncü Söz, Otuz Birinci Pencere 

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...