Block title
Block content

İkinci Şua, Birinci Makamda geçen; "Bu risaleyi anlayarak okuyan adam imanını kurtarır inşaallah." cümlesini izah eder misiniz? Bu ifade imanın bütün rükünleri için de geçerli midir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Bu risale benim nazarımda çok mühimdir. Çünkü, içinde çok mühim ve ince olan esrar-ı imaniye inkişaf ediyor. Bu risaleyi anlayarak okuyan adam imanını kurtarır inşaallah. Maatteessüf, ben burada kimseyle görüşemediğimden, kendime tebyiz edip yazdıramadım. Bu risalenin kıymetini anlamak istersen, başta bulunan İkinci ve Üçüncü Meyve'yi ve âhirdeki Hâtime'yi ve Hâtime'den iki sayfa evvelki Mesele'yi evvelce dikkatle okuduktan sonra tamamını teennî ile mütalâa eyle."(1)

Risale-i Nurların her bir parçasının kendine özgü keyfiyet ve imtiyazları var. Bir parçasını anlamamak diğerlerini anlamamak anlamına gelmez. İmanın kendi içinde hadsiz mertebe ve dereceleri var. Herkes kendi makam ve kapasitesine göre istifade eder. Birisinden kemali ile istifade edemesek bile, aynı neticeyi verecek başka yerlerden istifade edebiliriz. Külliyatı okumaya devam ederek, ileride İkinci Şua'yı da rahat anlayabilecek düzeye gelebilirsiniz.

Ayrıca o kemali ile istifade edemediğimiz yerleri tecrübe ve derinlik sahibi ağabeylerle mütalaa ve münazara şeklinde tahkik edebiliriz. İnsan bu tahkik ve mütalaaların vasıtası ve terakki etmek ile o yerleri anlayabilir. Malum olduğu üzere, tekamül tedrici bir şekilde seyrediyor. İnsan hayatının her anında ve her safhasında talim ve tahkike devam ile mükelleftir.

 Bahsi geçen yeri tamamı şeklinde değil de cümle ve paragraf şeklinde sitemize soru olarak sorabilirsiniz. 
* * *
İman rükünleri içinde en mühim ve esas olan iman; Allah’a imandır. Diğer bütün iman rükünleri bu iman üzerine bina olmuştur. Yani; Allah’a iman rüknü diğer iman rükünlerinin temeli ve esası gibidir. Bu iman rüknü sağlam ve tahkiki oldu mu, diğerleri de buna bağlı olarak sağlam ve tahkiki olur. Ya da o rükünlerin iyice ve güzelce kabul edilmesi, bu iman rüknünün sağlamlığına ve kuvvetine bakar. Yani bir kişinin Allah’a olan imanı zayıf ve taklidi ise, diğer rükünler sağlam ve tahkiki olamaz, bu mümkün değildir.

Diğer bir husus; Risale-i Nurların parçalarında cüziyet ve külliyet manası vardır. Yani Risale-i Nurların bir parçası bütünü gibidir. Bütününde olan bütün özellik ve hasiyetler parçasında da vardır. Bu sebeple bir küçük risale, bazen külliyat gibi tesirli ve ikna edici olabiliyor. Yani küçük bir risalede, bütün imanın rükünleri, ister sarih olarak olsun, ister zımni olarak olsun bulanabiliyor.

Mesela; Haşir Risalesinde sarih ve esas olan rükün; ahirete imandır, ama imanın diğer rükünleri de içinde zımnen bulunur. Bu sebeple bazen Risale-i Nurların bir parçası, külliyat gibi insana kamil ve tahkiki iman dersini verebilir.

Bu noktadan bakacak olursak, İkinci Şua risalesinde asıl ve sarih olan rükün Allah’a imandır; ama diğer rükünler de zımnen mevcuttur. Tabi bu biraz dikkat ve derin bir tefekkür istiyor. Üstad'ın anlayarak okursa ifadesi, bu dikkat ve derinliğe işaret içindir.

(1) bk. Şualar, İkinci Şua, Birinci Makam.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...