Block title
Block content

"İkincisi: O gibi yerlerde kuvvetli ve hakikatli İmân muhâfızları ve İslâmiyet hâmileri az veya tam mağlûp olmak fırsatıyla, ehl-i zındıkanın orada tesirli bir merkez-i faaliyet tesisleri cihetiyle, en evvel oraları tokatladı ihtimâli var." İzahı nasıl?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Yedinci sual: Bu hadise-i arziye, bu memleketin ahali-i İslâmiyesine bakması ve onları hedef etmesi neyle anlaşılıyor? Ve neden Erzincan ve İzmir taraflarına daha ziyade ilişiyor?"

"Biçare Erzincan gibi yerlerde daha ziyade sarsmasının iki vechi var:"

"Biri: Hataları az olmak cihetiyle, temizlemek için tâcil edildi."

"İkincisi: O gibi yerlerde kuvvetli ve hakikatli iman muhafızları ve İslâmiyet hâmileri az veya tam mağlûp olmak fırsatıyla, ehl-i zındıkanın orada tesirli bir merkez-i faaliyet tesisleri cihetiyle, en evvel oraları tokatladı ihtimali var. Lâ ya'lemu'l-ğaybe illâllah."
(1)

Bazı yerlerde iman hizmetinin az ya da mağlup bir şekilde bulunması, o yerlerin manen korumasız ve emniyetsiz kalmasına vesile oluyor. Nasıl sadaka belaları def edip savuşturuyor ise, en büyük sadakadan daha ehemmiyetli olan iman hizmeti, elbette manevi açıdan maddi belalara karşı bir emniyet, bir set oluyor ve bulunduğu mekan ve zemini muhafaza ediyor. 

Bunun tersini düşünecek olursak, bir beldede iman hizmeti yok ya da mağlup ise, orada doğal olarak ahlaksızlık ve imansızlık galip geliyor demektir. Bu da maddi belaların celbine sebep oluyor. O beldede manevi emniyetsizlik hakim olduğu için, belaların kapısı ardına kadar aralanmış oluyor.

Burada mağlup olmak; izafi bir kavramdır, yani güçler dengesine bakar. İmanın küfre mağlup olması demek, orada güçler dengesinin küfürden yana gelişmesi anlamındadır; yoksa iman bütünü ile silinip yok olmuş anlamında değildir.

Mesela; İzmir'de ekseri olarak dine karşı bir lakaytlık ve ilgisizlik hakimdir. Ama bu demek değil ki iman hiç yok ya da ilelebet böyle gidecek. Belli bir dönem manevi dengeler açısından küfür komitesi orayı üs seçip, fikrini oradan yaymaya çalışmış ve dengeleri küfrün lehine çevirince manevi bela ve tokadı kendine celp etmiş demektir. Yoksa o beldede hiç Mümin ve iman hizmeti yok demek değildir.

Muhafız ve hamiler ise, iman hizmetinde bulunan herkestir. O zamanda imanın hizmetinde en mühim kuvvet; Risale-i Nur talebeleri olmuş ve halen de olmaktadır. Ama bu demek değildir ki başka meslek ve meşrep sahipleri bu kapsama girmezler. Her meslek ve meşrep sahibi, gücü ve kapasitesi nispetinde iman ve Kur’an’ın hamisi ve muhafızı olmuşlar ve olmaya da devam ediyorlar.

(1) bk. Sözler, On Dördüncü Söz'ün Zeyli.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: On Dördüncü Sözün Zeyli | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 3115 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...