"İ'lem Eyyühel-Aziz! Çekirdek ağaç olmazdan evvel, yumurta kuş olmazdan evvel, habbe başak vermezden evvel binlerce imkân ve ihtimaller içerisinde ve binlerce suret ve şekillere girmek kabiliyetinde iken,.." Devamıyla izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Eğri-büğrü yollardan maksat, bir netice vermeyen yanlış yollardır. Kâinatta her varlık en güzel, en hikmetli ve en mükemmel şekilde yaratılmıştır. Onun mevcut halinin dışında ne düşünsek eğri-büğrü bir yola girmiş oluruz ve bir netice alamayız. Örnek olarak kendi elimize bakalım: Bu el ancak bu şekilde olmakla netice veriyor. Parmak sayısını artırsak veya azaltsak, yerlerini değiştirsek, eklem sayılarını fazla yahut noksan düşünsek elimiz bir işe yaramaz. Bütün bu düşünceler müntac değildir, yâni onlardan bir netice çıkmaz. Bu el sonsuz şekilde olabilirdi. Bu şekli alması sonsuzda bir ihtimaldir. Bilindiği gibi matematikte sonsuzda bir, sıfıra eşittir. Yâni sonsuzda bir ihtimalle hiçbir şey olmaz. Oluyorsa ihtimalle yahut tesadüfle değil irade ile olmuş demektir. Bu örneği her şeye uygulayabiliriz. Metinde örnek verilen çekirdek ve yumurta için de sonsuz yollar vardır, ama ancak şu gördüğümüz şekiller ve yollarla çekirdek ağaç olmakta, yumurta kuş olmaktadır. Demek ki, bu son halleri Allah’ın ilminde mevcuttu ve onları bu noktalara ulaştıracak yolları da yine Allah tayin etmişti.

Bir ev, oturulmaya en uygun şekilde inşa edilmişse bu bir planı gösterir. Yâni ev, yapılmazdan önce planı böyle çizilmiştir, onun için bu şekli almıştır.

Bu derste, her şeyin her şeyinin kader ile takdir edildiğine bitkiler ve hayvanlar âleminden iki örnek verilmiştir. Çekirdekte ağacın, yumurtada ise kuşun bütün özellikleri küçük birer plan olarak yerleştirilmiştir.

"İ'lem Eyyühel-Aziz! Çekirdek ağaç olmazdan evvel, yumurta kuş olmazdan evvel, habbe başak vermezden evvel binlerce imkân ve ihtimaller içerisinde ve binlerce suret ve şekillere girmek kabiliyetinde iken; o eğri-büğrü ihtimaller, yollar içinden çekilip doğru ve müstakim müntec bir şekle, bir vaziyete sevk edilmelerinden anlaşılır ki, o tohumlar, evvelce de Allâm-ül Guyub'un terbiye, tedvir, tedbiri altında imişler. Sanki o tohumların her birisi, kudret kitablarından istinsah edilmiş küçük bir tezkeredir. Yahut bir fihristedir, ilm-i ezelîden alınmıştır. Yahut Kader kitablarından yazılmış bazı düsturlardır..."(1)

Bu paragrafta imkân delilinden bahsediliyor. İmkân sayısız ihtimal durumlardan en isabetli ve en faydalı ihtimalin bir irade tarafından seçilme durumudur. İmkân delili vahdetten kesrete, basitten karmaşığa gittikçe çoğalan ve daha da parlak bir hal alan bir delildir.

Mesela, Amerika'dan gelen bir adamın Avrupa’nın herhangi bir ülkesinin herhangi bir vilayetinde herhangi bir eve ziyarete geleceğini düşünelim. Avrupa kıtası birdir; kıtaya geldiğinde 64 ülkeye gitme seçeneği karşısına çıkıyor, yani imkân ziyadeleşmiş oldu. Sonra ülke olarak Türkiye’yi tercih etti, karşısına 81 vilayet çıkıyor, yani imkân yine çoğalıyor. 81 vilayetten İstanbul’u seçince, karşına en az beş milyon ev çıkıyor, yani imkân daha da ziyadeleşmiş oluyor.

Bu süreç içinde her aşamada o adamın önündeki imkânat, yani seçenekler çoğalıyor ve hepsinde bir tahsis ve tercih söz konusudur. Tahsis ve tercih ise, bir tahsis eden ve tercih edeni akla gösteriyor.

Çekirdek, yumurta ve habbe ilk hallerinde sayısız olası durumlara açık bir halde iken, sonra bir irade bu olası durumları eleyerek, en isabetli en faydalı yöne doğru seçmeye başladı ve çekirdek ağaç, yumurta kuş, habbe de ekin oldu. Bu süreçte sayısız olası durumların elenip en mükemmel sonuca ulaşılması, mükemmel bir iradeyi ve bilinçli bir seçme işlemini ispat ediyor.

Olayları tesadüfe havale eden ahmakların iddia ettiği gibi ağaç, kuş ve başak tesadüfen oluşmuyor, İlahi iradenin mükemmel ve kusursuz tercihinin bir sonucunda yaratılıyor. Bu paragrafın meali bu şekildedir.

Kainatta her bir iş ve işlem, ezeli ilimde miktarı belirlenmiş, tabiri caiz ise plan ve projesi hazırlanmış sonra İlahi kudretin dokunması ile varlık sahasına çıkmıştır. Hiçbir şey tesadüfen olmuş değildir. Her şeyi sonsuz ilimle tasarlamış, sonsuz kudret de bu tasarıma uygun bir şekilde icat etmiştir.

(1) bk. Mesnevi-i Nuriye, Şule.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...