Block title
Block content

"İ’lem Eyyühe’l-Azîz! Cenab-ı Hakk'ın sana in'am ettiği vücud ile vücuda lâzım olan şeyler, temlik suretiyle değildir. Yâni, senin mülkün ve malın olup istediğin gibi tasarruf etmek için verilmemiştir. Ancak o gibi nîmetlerde, Allah'ın rızâsına muvafık tasarruf edilebilir." izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İ’lem Eyyühe’l-Azîz! Cenab-ı Hakk'ın sana in'am ettiği vücud ile vücuda lâzım olan şeyler, temlik suretiyle değildir. Yâni, senin mülkün ve malın olup istediğin gibi tasarruf etmek için verilmemiştir. Ancak o gibi nîmetlerde, Allah'ın rızâsına muvafık tasarruf edilebilir.

Temel bir kaide var: Mülk sahibi mülkünde dilediği gibi tasarruf eder.

Biz Allah’ın mülküyüz, bizde dilediği gibi tasarruf edebilir. Sıhhat verdiği gibi hastalık da verebilir; izzeti tattırdığı gibi zillete de düşürebilir.

Üstat  hazretleri  “İnni lestü maliki” “Ben kendime malik değilim.” Buyuruyor.  Biz ne vücudumuza ne de ona lazım olan şeylere hakiki malik olabiliriz. Bunu böyle bilen kimsenin ne yapması gerektiği ise bir sonraki cümlede açıklanıyor:  “Yâni, senin mülkün ve malın olup istediğin gibi tasarruf etmek için verilmemiştir.”

Biz kendimize hakiki malik olmadığımıza göre, kendimizde dilediğimiz gibi tasarruf edemeyiz. Hayatımıza son veremeyiz, zira hayat bizim değildir. Bir organımızı kesemeyiz, çünkü o bizim zâti malımız değildir. Bize verilen her şey emanet olduğuna göre, bütün bunlarda, ancak, "Allah'ın rızâsına muvafık tasarruf edilebilir."

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Zeylû'l-Hubab | Yazar: Alaaddin BAŞAR (Prof. Dr.) | Okunma Sayısı: 903 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...