Block title
Block content

"İ'lem Eyyühe'l-Azîz! Esmâ-i Hüsnânın her birisi, ötekileri icmâlen tazammun eder..." devamıyla izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İ’lem Eyyühe’l-Azîz!  Esmâ-i Hüsnânın her birisi, ötekileri icmâlen tazammun eder. (Ziyanın elvân-ı seb'ayı tazammun ettiği gibi). Ve kezâ, her birisi ötekilere delil olduğu gibi, onların her birisine de netice olur. Demek esmâ-i hüsna mir'at ve âyine gibi birbirini gösteriyor. Binaenaleyh, neticeleri beraber mezkûr kıyaslar gibi veya delilleri beraber neticeler gibi okuması mümkündür."

İcmalin kelime manası  “özet olarak, ana hatlarıyla” demektir. Işıkta yedi rengin  bulunması gibi, her bir İlâhî isimde de diğer esmâ mücmel olarak bulunuyor.

“Her birisi ötekilere delil olduğu gibi, onların her birisine de netice olur.”

Misâl olarak Rezzâk ismini alalım:

Rezzâk ismi Alîm ismine de bakar. Zira, rızık yapmayı bilmek bir ilimdir.

Hakîm ismine de bakar. Zira, o rızkı canlılara en faydalı şekilde yaratmak ancak hikmetle olur.

Kâdir ismine da bakar. Zira, rızkı bütün bir kâinattan süzüp çıkarmak ancak İlâhî kudretle gerçekleşebilir.

Rahîm ismine de bakar; zira bu rızıktan elde ettiği enerji ve kuvvet ile hayırlı işler gören kimse ebedî saadete erer.

Kahhar ismine de bakar. Zira, Allah’ın ihsan ettiği rızıklardan elde ettiği bu kuvvet ile  haram işler gören ve isyan yoluna giden kişi kahra müstehak olur.

“Binaenaleyh, neticeleri beraber mezkûr kıyaslar gibi veya delilleri beraber neticeler gibi okuması mümkündür.”

Bir kıyasta henüz mukaddeme teşkil edildiğinde sonuç hemen ortaya çıkıyorsa, bu kıyasta netice kıyasla birlikte zikredilmiş demektir. Yâni, kıyasın içinde netice zâten vardır. Veya bir neticeye varmak için delil getirildiğinde delilin içinde netice hemen okunuyorsa böyle bir ifadede neticeler delillerle beraber ifade edilmiş olur. Fazla düşünmeye, sonuca varmak için zihin yormaya gerek kalmaz.

Nur’lardan bir misâl:

“Âlem mütegayyirdir, her mütegayyir hadistir, her hadisin bir muhdisi vardır.” cümlesinde âlemin değişim gösterdiği, her değişenin de mutlaka hadis olduğu (sonradan meydana geldiği) beyan edildiğinde bu âlemin bir muhdisi (bir ihdas edicisi, bir yaratıcısı) olduğu hemen anlaşılır. Bu kıyasta  netice “bu âlemin bir muhdisi vardır.” hükmüdür. Bu hüküm daha beyan edilmeden kendiliğinden ortaya çıkmış oluyor.

“Allah’ın esmâ-i hüsnâsından her biri de böyledir; bir isim okunduğunda diğer isimleri hemen hatıra getirir.”  demektir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Habbe | Yazar: Alaaddin BAŞAR (Prof. Dr.) | Okunma Sayısı: 962 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...