"İ’lem eyyühe’l-aziz! Müslümanları lehviyat-ı nevmiye mesabesinde olan dünya hayatına davet etmekle, Cenâb-ı Hakkın helâl ettiği tayyibat dairesinden, haram ettiği habîsat mezbelesine teşvik..." Devamıyla izahı nasıl; sehpa ağacı ve jimnastik ağacı nedir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İ’lem eyyühe’l-aziz! Müslümanları lehviyat-ı nevmiye mesabesinde olan dünya hayatına davet etmekle, Cenâb-ı Hakkın helâl ettiği tayyibat dairesinden, haram ettiği habîsat mezbelesine teşvik eden adamın meseli öyle bir sarhoşa benzer ki: Parçalayıcı arslan ile, ünsiyetli ehlî atı birbirinden tefrik edemiyor. Sehpa ağacıyla jimnastik ağacını birbirinden ayıramıyor..."(1)

Bu ders Yedinci Söz’ün çekirdeği hükmündedir; geniş açıklaması da o Söz’dür. Burada sadece birkaç hususa değinmekle yetineceğiz.

Altıncı Söz’de çok önemli tespite yer verilir:

“... Helâl dairesi geniştir, keyfe kâfi gelir. Harama girmeye hiç lüzum yoktur.”

Her zevkin meşrusu vardır ve daha güzeldir. Meşru zevkler nefsi tatmin ettiği gibi, kalbe ve ruha da zarar vermezler, şükredildiğinde fayda sağlarlar.

Bu derste, gayrimeşru zevkler, parçalayıcı aslana, sehpa ağacına ve kanlı yaraya; meşru zevkler ise ünsiyetli ehlî ata, jimnastik ağacına ve kırmızı güle benzetilmiştir.

Aslan da at da birer hayvandırlar; ancak birincisi insanı parçalarken diğeri onu sırtında taşır ve gideceği menzile ulaştırır. Sehba ağacı da, beden eğitiminde kullanılan ağaç da madde itibariyle eşittirler, ama birincisi insanın hayatına son verirken, ikincisi onun adalelerini kuvvetlendirir. Keza, kan da kırmızıdır gül de ama insan birincisinden ürkerken, diğerinden zevk alır.

Bu üç temsilin hakikate uygulanmasında sayılamayacak kadar çok örnek verilebilir. İnsan yemekten ve içmekten zevk alır, bunların haram olanları birinci gruba, helal olanları ikinci gruba girer. Meşru dairede kazanılan servet birinci gruba, haram yollarla edinilen servet ise ikinci gruba girer. Konuşmak da insan için ayrı bir zevk kaynağıdır. Bunun da gıybet, yalan, iftira olanları birinci gruba, doğru ve hak olanları ikinci gruba dâhildir.

Gayrimeşru yolda giden kimse hayatını “habisat mezbelesinde” yani pis şeylerin biriktiği bir çöplükte geçirdiği halde, “kendisini mürşid bilerek” başkalarını da o ortama çekmek ister.

Sehpa ağacı, burada kabirdir; jimnastik ağacı ise; iman gözünde kabirin idam ve yokluğa gönderen bir asılma yeri olmayıp, ebedi saadete geçen bir kapı, bir başlangıç olmasını temsil ediyor.

Yani kafirin gözünde kabir, insanları yokluğa ve hiçliğe atan bir idam sehpasıdır. Mümin’in gözünde kabir ise; ebedi aleme açılan bir pencere, ebedi saadetin bir başlangıcıdır, bu da jimnastik ağacı şeklinde temsil ediliyor.

İnsan idam sehpasına bakınca ürperir ama; oyun ve zevk veren salıncak ve jimnastik ağacına bakınca keyif ve ferahlık verir. Burada kabrin içyüzü ve hakikati, jimnastik ağacı gibi ferahlı ve saadet verici olduğu vurgulanmak isteniyor.

(1) bk. Mesnevi-i Nuriye, Onuncu Risale.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

kartal1444
üstadın jimnastikten kastı trambolin de olabilir. trambolinden zıplayıp dünya engelini aşıp ahiret sınırları içerisine dahil olur.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...