Block title
Block content

"İlim maluma tabidir." cümlesini açıklar mısınız? Allah'ın ilmi değişir mi; malumu bilip ona tabi mi oluyor?..

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kader, Allah'ın ilmidir; yani başımıza gelmiş ve gelecekleri ezeli ilmiyle bilmesidir. Ancak bilmek, bilinen şeye tabidir. İlim, bilmektir, malum ise bilinendir; bilmek bilinene tabidir.

Mesela; parmaklarımın altındaki şu cihazın ismini "klavye" olarak biliyorum. Benim bilmem ilim, klavye ise malumdur. Ben, cihaza klavye dediğim için, cihazın ismi klavye olmadı. Belki o, klavye olduğu için ben klavye dedim ve bildim. Benim bilmem, maluma bağlı oldu.

Yani Allah'ın bildiği, bizim ne yapacağımızdır. Allah bildiği için biz yapıyor değiliz; bizim yapacağımızı Allah ezel ilmiyle biliyor.

* * *

Allah’ın ilmi ezeli olduğu için, onda herhangi bir değişme ve gelişme söz konusu değildir. Allah ezeli ilmi ile her şeyi ve her şeyin en son halini bilir. Dolayısı ile Allah’ın ilmi  öğrenmek, gelişmek, değişmek gibi eksik ve noksan sıfatlardan pak ve temizdir.

"İlim maluma tabidir." sözü, Allah’ın  insanın ne yapacağını, önceden ve olmadan bilmesi anlamındadır. "Tabi olma" burada, bir kanuna ve bir hakikate işaret eden mecaz ve teşbihtir. Tıpkı “Arşa istiva etti” ayetinde olduğu gibi. Allah tebaiyetten ve bir şeye bağlı kalmaktan münezzeh ve mukaddestir.

"İlim maluma tabidir." sözünü akla yaklaştırmak için şöyle bir temsil verelim:

Ehl-i kalp olan bir hakim, adliyeden dışarıyı seyrederken telaşla bir zatın geçtiğini görüyor ve katibe diyor yaz; şu adam ileride haksız bir cinayet işleyecek ve cezası da şudur. O katip hakimin hükmünü dosyalayıp rafa koyuyor. Aynen dosyadaki gibi, o adam gidip haksız bir cinayeti işleyip hakimin huzuruna çıkarılıyor. Hakim o adama hitaben, "Ben senin bu suçu işleyeceğini sezdiğim için, dosyanı hazırladım, cezan şudur." diyor. Şimdi o katil hakime "Sen bu dosyayı hazırladığın ve cezamı takdir ettiğin için ben bu suçu işledim." dese, ne kadar hakikatsiz olur.

İşte Allah’ın ezeli ilmi ile bizim ne yapacaklarımızı önceden bilip kaderde dosyalaması da bunun gibidir. Burada insanın itiraz ve şikayete hakkı yoktur. Zira Allah’ın  ilmi ve olayları önceden bilip kadere yazması  cebir vasıtası değildir.

"Malumun ilme tabi olması" durumunda, durum aksine dönüp insan iradesinin iptali ortaya çıkar ki, bu doğru bir hüküm değildir. Batıl Cebriye mezhebinin savunduğu fikir bu minval üzeredir. Ehl-i sünnet ise "İlim maluma tabidir." hükmünü benimsemiştir.

"Malumun ilme tabi olması" insan iradesinin üzerindeki mutlak baskıyı ifade ettiği için, devir ile tabir ediliyor. Devir burada insan iradesinin İlahi irade karşısında mutlak bir baskı ve cebir içinde olmasına karşın, Allah’ın onu özgür bir irade sahibiymiş gibi mesul tutmasıdır ki, bu bir  kısır döngüdür. Yani dudaksız bir insana üfle demek, bacaksız bir adama koş demek, gözsüz bir adama gör diye mesuliyet vermek gibi kısır bir döngü olur. Allah böyle şeyleri yapmaktan ve emretmekten münezzeh ve mukaddes olduğuna göre, "malum ilme tabi" diyemeyiz.

İradesiz bir adamı, iradeli bir adam gibi mesul tutmak, devir demektir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Mebhas, Dördüncü Vecih | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 4659 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...