Block title
Block content

İLTİZAM

 
Birisine, “Alçakgönüllü olmak mı iyidir, kibirli olmak mı?” diye sorulsa, birinci şıkka sahip çıkar ve onu iltizam eder. Kişi, tercihini böyle yapmakla, “tevazuun güzel, kibrin çirkin olduğunu” bildiğini ortaya koymuş olur. Fakat bu ilim yeterli değildir. Eğer tevazu hâlini kalp kabul etmez ve bu güzel haslet kalpte yerleşmezse, bu şahsın tevazua ait bilgisi bir mana ifade etmez. Yani, kibirli bir insanın “tevazuu bilmediğine” hükmedilir. Kişinin, tevazuu sadece iltizam etmesi yetmez; itikat etmesi, yani tevazua kalben inanması ve meselenin sadece akıl dairesinde kalmayıp kalbe de mal olması gerekir.

“İlimde iz’an-ı kalb olmazsa, cehildir. İltizam başka, itikad başkadır.” (Mektûbat)

Bir kişinin İslâm’ı inceleyip, onun üstünlüğünü anlayıp ilâhî hükümleri iltizam etmesi de yeterli değildir. Bu iltizamın imana dönüşmesi, yani akıldan kalbe intikal etmesi gerekir. İslâm’ın diğer dinlerden üstün olduğunu aklen kabul eden bir şarkiyatçı, imana girmedikçe yani iltizamdan itikada geçmedikçe hakikate ulaşamaz.

Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2285 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...