İmam-ı Gazzalî'nin, "San’at ve ziraatle uğraşan ve ehl-i inkârla temas kurmayan kişilere kelam ilmi ve ispat metodunun zarar verebileceği" ifadesi ışığında, Risaleleri okuyanları bu noktada nasıl değerlendirebiliriz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Evvela, İmam-ı Gazzalî Hazretlerinin bahsettiği ilm-i kelam ile Risale-i Nurların getirmiş olduğu izah ve ispat metodu birbirbirinden çok farklıdır. İmam-ı Gazzalî'nin bahsettiği ilm-i kelam sadece aklî delilleri esas alan felsefe ile alude bir ispat metodudur. Halbuki Risale-i Nurlar doğrudan Kur’anî bir usul ile imanı ispat ediyor.

Risale-i Nurların iman esaslarına getirdiği temsiller, izah tarzı ve ispat metotları tamamen orijinaldir, Kur’anîdir; hiçbir itikad imamını taklit etmiyor.

Üstad Hazretleri bu hakikatı şöyle ifade etmektedir:

“Risalet-ün-Nur sair te’lifat gibi ulûm ve fünundan ve başka kitaplardan alınmamış. Kur’ân’dan başka me’hazı yok, Kur’ân’dan başka üstadı yok, Kur’ân’dan başka mercii yoktur. Te’lif olduğu vakit hiçbir kitab müellifinin yanında bulunmuyordu. Doğrudan doğruya Kur’ân’ın feyzinden mülhemdir ve semâ-i Kur’ânîden ve âyâtının nücumundan, yıldızlarından iniyor, nüzul ediyor.” (Birinci Şuâ)

“Tevfik-i İlahî refiki olan adam, tarîkat berzahına girmeden zahirden hakikate geçebilir. Evet Kur'andan, hakikat-ı tarîkatı -tarîkatsız- feyiz suretiyle gördüm ve bir parça aldım. Ve keza maksud-u bizzât olan ilimlere ulûm-u âliyeyi okumaksızın îsal edici bir yol buldum.” (Mesnevi-i Nuriye)

Risale-i Nur’daki bütün hakikatler bu asırdaki insanların fıtratına uygun, orijinal ve mükemmeldir. Risale-i Nur’un mevzuları gibi, o mevzuları meydana getiren cümleler ve kelimeler de gayet mükemmel ve orijinaldir. Onlar hiçbir kitaptan alınmamış ve doğrudan doğruya Üstadın kalbine Kur’an’dan ilham edilmiştir. İnayet ve hikmet delilleri bunun en müşahhas bir misalidir. İmam-ı Gazzalî gibi büyük zâtlar daha ziyade bid’at mezheplerin batıl fikirleri ile mücadele etmişlerdir. Bu sebeple eski ilm-i kelam ile Risale-i Nurlardaki ilm-i kelam arasında azim farklar var.

Risale-i Nurların kelam ilmine kattığı en büyük kıymet, Kur’anî deliller olan inayet ve ihtira delillerinin yeniden ve mükemmelen ihya edilmesidir. Malum olduğu üzere, klasik kelamda felsefî deliller olan devir ve teselsül ön plandadır ki, bu deliller hakiki huzuru ve marifeti tam temin edemiyor. Risale-i Nurlar ihtira ve inayet delilleri ile her şey üstünde marifeti ve huzuru göstererek sağlam ve tahkiki imanı veriyor.

Risale-i Nurlar bu zamanda Kur’an mesleği üzerine gidiyor. Risale-i Nurların esası kelam ilmi olsa da, muhteva ve usul bakımından Kur’an’ın tarzı olan sahabe mesleği üzerine gidiyor, bu zamanda hakkı ile temsil ediyor.

Bu bakımdan, Risale-i Nurlardaki deliller sadece aklı esas alan felsefe ile ilm-i kelam delillerinden farklıdır. Risale-i Nurlardaki deliller Kur’anî olduğu için şüphe ve evhamdan salimdir ve İmam-ı Gazzalî (ra)’in bahsettiği ilm-i kelamdan farklıdır.

Hem Risale-i Nurların getirmiş olduğu deliller iki kere iki dört katiyetinde olduğu için, evham ve vesveseden ibaret olan bütün şüphe ve terddütleri izale eder. Yirmi Birinci Söz'ün İkinci Makamı olan vesvese bahsini tahkik edersek, bu gibi evham bulutları dağılır inşallah.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

SORULARLARİSALE 2024 ANKETİ
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...