Block title
Block content

"İman etmeyeceklerini ifade eden لاَيُؤْمِنُونَ ve emsali âyetlere, onları iman etmeye dâvet etmekten, adem-i imana iman çıkıyor. Bu ise, muhal-i aklîdir." izahı, adem-i imana iman ne demektir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İmanın sıhhat şartlarından birisi de, Allah’ın peygamberler  vasıtası ile gönderdiği dinin tamamını kabul edip tasdik etmektir. Yani iman tecezzi ve parçalanma kabul etmez. Biri kalkıp, “Ben Allah’ın şu şu ayetlerini kabul ederim, ama şu diğer ayetlerini kabul etmem.” derse, bu iman şekli Allah katında makbul ve caiz bir iman değildir. Sıhhatli ve Allah katında geçerli iman, ancak  dinin tamamını kabul etmek ile mümkündür.

Allah, imana davet ederken, imanın bütününü temsil eden özet ifadeler ile davet eder. Mesela ahirete imana davet ederken ahiretin bütün tafsilat ve kısımlarını tek tek sayarak; "işte buna iman ediniz" demez. Ahiret alemini temsil eden özlü bir ifade ile davet yapar. Bu da imanın şartları arasında "öldükten sonra dirilmek ve yeni bir hayat" diye ifade edilir. Bu cümlenin alt birimlerinde ahiretin bütün kısımları ifade edilmiş olur.

Burada teklif, imana kabiliyeti kalmamış kafirlere yapılıyor. Bunların kendi iradeleri ile imanı inkar ettiklerini  ve ileride de iman etmeyeceklerini Allah ezeli ilmi ile bilmesinden, onları sorumlu kılmak için Allah teklif yapıyor. Şayet, nasıl olsa bunlar iman etmezler, bu nedenle teklif yapılmamış olsaydı, onlara bir itiraz hakkı doğardı. Bu itiraz hakkının yok edilmesi için onlara iman teklifi yapılıyor.

Bu tip imana kabiliyet kalmamış kafirlerde önyargı saplantısı vardır. Bunlar, imana dair deliller daha beyan edilmeden küfürleri kalplerinde iradeleri ile sabittir. Yani peşin hükümlüdürler. En beliğ ve kuvvetli deliller de getirilse, onlara kar etmez. Bu manayı ayet geçmiş zaman kipi ile ifade ediyor. Yani, "Onlar inkar ettiler." denilerek önyargı ve peşin hükümlü olduklarına işaret ediliyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...