Block title
Block content

İman hakikatlarından hoşlanan, doğru tespitleri olan, fakat iş icraata gelince kaybolan insanlara karşı davranış ve tutumumuz nasıl olmalı?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Feragat ve fedakârlık ölçüleri, her insanın ilmine, eğitimine, muhakemesine, kültürüne göre farklılık gösterir.

Bizler insanların evvela, kalp ve gönüllerini hedeflemeliyiz. İhlasla yaptığımız, hizmette; insanların Allah’la münasebetlerini iyi kurma noktasındaki gayretlerimiz bizi doyurmalı ve tatmin etmelidir. Bu birinci derecede gayemiz olmalıdır.

Buradaki ihlas başka bir beklentiyle zedelenirse, maksadımızın aksiyle tokat yer, himmet ve hizmet ettiğimiz insanlar maddi fedakârlıklarda, bizi hayel kırıklığına uğratabilirler.

Hizmetlerin bu zamanda elbette maddeye de ihtiyacı vardır. Ancak bizler de hizmet ifa ederken, hulusiyet imtihanından geçiyoruz. Hakikati bilen insanların, maddi fedakârlıkta beklenileni yapamamaları, eğer bizim ihlasımızın zafiyetinin sonucu ise; neticeden biz mesulüzdür. Çünkü biz maddeyi, mananın yerine ikame edip, hizmetteki ihlasımızı kırmışızdır.

Öyle ise; ihlasımızı muhafaza ederek insanlara hizmet-i imaniyeyi münhasıran götürmek asıl vazifemizdir.

Bunun dışında hizmetin, himmete ihtiyacını izale etmek için, teklifler yapılabilir. Bunun akabinde mukabeleler müspet olursa şükrederiz ve Allah’ın bir lütfu olarak kabul ederiz. Eğer mukabeleler müspet olmazsa, moralimiz bozulmaz, yeise düşmeyiz ve inkisara uğramayız. Bu neticeden hikmet dersleri çıkarırız.

Ayrıca himmet ve fedakârlık herkese göre farklı tezahür edebilir. Burada insanları çok sıkıştırmak ve mütehakkimane hareketler İslamiyet ve mesleğimize uygun olmadığı gibi, insanlarımızı da fevkalede üzer, bekli de davamıza muhalif hale getirebilir.

Demek ki davranışımız şöyle olmalıdır:

1. İhlasla hizmet,
2.
Ciddi manada marifet eğitimi vermek,
3. Muamelatta takviyelerde bulunmak,
4.
Dava şuuru kazandırmak,
5. Vazifelendirmek,
6.
İhtiyaçları makul seviyede, ihtiramla nazara vermek,
7. Teklif etmek, akla kapı açmak ve muhatabın iradesini zorlamamak,
8.
Vazifeyi yapıp, vazife-i ilahiyeye karışmamak...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
Yükleniyor...