Block title
Block content

"İman ve tevhid yolu gayet kısa ve doğru ve müstakîm ve kolaydır ve küfür ve inkâr yolları gayet uzun ve müşkülâtlı ve tehlikelidir." cümlesini izah eder misiniz? İmtihan sırrı mı bu, neden ehli küfür daha çok?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Küfür ve inkar, insan zihninin üstünde düşünüp bizzat bütün yönlerini inceleyerek ve kabul ederek inandığı  bir olgu değildir. Yani kafirin fikir ve aklı küfür üstünde hareket etmiyor. Bir cihetle müşteri nazarı ile bakmıyor, incelemiyor. Küfür kafir için sadece kendini aldatmak ve kandırmak sadedinde ürettiği bahane ve sebeplerdir.

Küfür ve inkar ya bir inattan ya bir ön yargıdan ya bir cehaletten, ya bir dikkatsizlik yüzünden, ya taassuptan, ya bir ihatasızlık ve geniş bakamamaktan gelen zorunlu bir kabulleniştir.

İman ise, akıl ve fikrin hareketinden ve düşünmesinden hasıl olan bir haldir. Yani mümin imanı kabul ederken, her cihetini ölçüp biçip öyle kabul ediyor. Onun gerekçelerini makul ve kabul edilebilir olduğunu gördüğü için imana geliyor. Allah’ın varlığına ve birliğine işaret eden sayısız delilleri görüyor ve okuyor, ondan sonra iman ediyor.

Diğer bir cihet, kafirlerin inkar ediş sebepleri aynı değildir. Her bir kafir kümesi farklı mülahaza ve düşünüşlerle inkara girmişler. Bu yüzden yeryüzünde bir noktaya bakıp iman edenlerin sayısı, farklı noktalara bakıp inkar edenlerin sayısından fazladır. Yani dünyada kafirler değil, iman deneler çoğunluktadır. Hatta Hristiyan ve Yahudiler de iman edenlere bu konuda takviye ediyorlar. Çünkü onlar imanın altı esasını temel ve öz itibarı ile inkar etmiyorlar, sadece Allah’a uygun olmayan sıfatları verdikleri için kafir oluyorlar.

Dolayısı ile sizin ifade etiğiniz "kafirler inkar bakımından çoğunlukta" tabiri doğru değil, çünkü onlar azınlıktadırlar. Şayet yeryüzündeki bütün kafirler aynı gerekçe aynı inanç ile inkarda ittifak etmiş olsalardı, o zaman sizin ifadenizde bir doğruluk payı olurdu.

Gökteki hilali inkar edenlerin inkar sebepleri muhteliftir. Kimisi buluttan göremediği için hilal yoktur der, kimisi ben görmek istemiyorum der, kimisi gözü arızalı olduğu için yoktur der vs. Her birinin inkar sebebi diğerininkinden farklıdır. Bu yüzden birbirlerini teyit ve takviye edemezler. Mesela, buluttan dolayı ayı görmeyen adam gözü arızalı adamın görmeyişine ne gibi bir takviye verebilir.

Aynı şekilde kafirlerin inkar sebepleri muhteliftir. Kimi inadından inkar eder, kimi hasetliğinden inkar eder, kimi ibadet yükünden kaçmak için inkar eder, kimi ahmaklığından Allah’ın varlığına ve birliğine olan işaretleri okuyamadığı için inkar eder, kimi de örf ve adetlerine körü körüne bağlı olduğu için inkar eder vs. Bunların hiç birisi bir noktaya bakıp bir hakikati gördükleri için değil, farklı sebep ve gerekçelerden dolayı inkar ediyorlar.

Ama iman ehli ise, bir noktaya bir hakikate bakıp orada gördüğü şeye iman ediyor. Yani kafirler gibi demiyor "Benim nazarımda bu hak, bu doğru...", hak ve doğru onu hakka sürüklüyor. Yani iman edenlerin iman gerekçeleri ve sebepleri aynıdır. Lakin kafirlerin inkar sebep ve gerekçeleri ise bir birinden farklıdır.

Hatta kafirler kendi aralarında da birbirlerine düşmandırlar. Felsefenin tez, anti tez ve sentez metodu buna şahittir. Yani felsefi ekoller tamamen birbirlerine alternatif ve zıttırlar. Bir filozof fikirlerini diğer filozofun çürütülmesine bina eder. Öyle ise iki kafir filozofun İslam aleyhinde ittifakı söz konusu olamaz. Onların tek ortak paydası inkardır, ama inkar etme gerekçeleri ve sebepleri farklı ve birbirlerine zıttır. Öyle ise inkar edenlerin inkar etmelerinde bir kuvvet ve bir hakikat yoktur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: El-Hüccetü'z-Zehra'nın Birinci Makamı | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1873 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

drerkan
"Dinsiz bir millet yaşamaz" Said Nursi
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...