Block title
Block content

"Îmana ait bilgilerden sonra en lâzım ve en mühim a'mal-i sâlihadır. Sâlih amel ise, maddî ve mânevî hukuk-u ibâda tecâvüz etmemekle, hukukullahı da bihakkın îfâ etmekten ibarettir." izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Salih amel; faydalı iş, uygun iş demek olup, ıstılahta Allah’ın razı olduğu işler, ibadetler  gelir ve namaz kılmaktan, doğru söylemeye kadar bütün faydalı  işlere şümulü vardır.

Üstat hazretleri  derste salih ameli  “kul hakkına riayet” ve “ hukukullahı îfâ” olmak üzere iki maddede özetlemiş oldu. Kul hakkını da maddî ve manevî olmak üzere ikiye ayırdı.

Bilindiği gibi, kul hakkını affetme yetkisi, sadece, hakkına tecavüz edilen kula verilmiştir. Bir insan başkasının malını haksız yere gasp etse, yüzlere defa haca gitmekle, binlerle rekat namaz kılmakla bu hakkı ödeyemiyor. Yaptığı bu salih amellerin sevabını almakla birlikte kul hakkının günahı aynen sabit kalıyor.  Keza, kulun manevî hukukuna  yapılan gıybet, iftira gibi tecavüzlerde de o kul ile bizzât görüşüp helalık alınması gerekiyor.

Hukukullah denilince kulun Rabbine karşı yapması gereken görevler anlaşılır. Bu noktada ilk sırayı tevhid inancı alır, yâni Allah’ı bir bilmek, O’na hiçbir şeyi ortak koşmamak. Allah’ı Kur’ân-ı Kerîmin bildirdiği gibi bilen bir kul hukukullaha riayet etmiş olur. Keza, nimetlerine şükürle mukabele etmek, celâl tecellileri karşısında haşyet duymak, kemâl tecellilerini hayretle ve hayranlıkla seyretmek de hukukullahtandır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Zeylû'l-Hubab | Yazar: Alaaddin BAŞAR (Prof. Dr.) | Okunma Sayısı: 1090 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...