İMKÂN - HUDÛS

“İmkân: Var olmakla olmamanın eşit bulunması.

Hudus: Sonradan meydana gelme.”

Allah’ın varlığı vâcip ve ezelîdir. Mahlukatın varlığı ise mümkin ve hâdis.

Vâcip, olması zarurî, olmaması muhal demektir.

Mümkin, olup olmama hallerinden her ikisini de kabul edebilen, yani var olabildiği gibi yoklukta da kalabilen mânasına gelir. Bir mümkin, varlık sahasına çıkmışsa, onun var olması yoklukta kalmasına tercih edilmiş demektir. Bu ise ancak varlığı vâcip olan Allah’ın iradesiyle gerçekleşir.

İlâhî irade, bir mümkini varlık sahasına çıkarmayı dilediğinde, onu yokluktan kurtarır, var eder. Bu varlık, yaratılmış olması yönüyle "mahluk" diye adlandırılır; sonradan meydana gelmesi cihetiyle de "hâdis"... Her mahluk hâdistir, yani sonradan ihdas edilmiş, varlığa kavuşmuştur. Bu sonradan oluşa da “hudus” denilir.

Mümkinlerin yaratıcısı ancak vâcip olabileceği gibi, hâdis olanları yaratan da ancak ezelî olabilir.

Bütün mahluklar, mümkin olmaları yönüyle birbirine eşittirler; birbirinin yaratıcısı olamazlar.

Nur Külliyatı’nda bu varlık âlemine “Kitab-ı Kâinat” denilmektedir. Bu ifadeden konumuz itibariyle şu dersleri alabiliriz:

Bu kâinat kitabını kudret kalemiyle yazan Cenab-ı Hakk’ın varlığı vacibdir, yazıların varlığı ise mümkin.

O ezelîdir, kitap yazılmadan önce de vardı. Kitap ise hâdistir, onun yazmasıyla yokluktan kurtulup var olmuştur.

Bir kitaptaki hiçbir kelime bir başka kelimenin kâtibi olamaz. Bütün varlık âlemi kelimat-ı kudret olma konusunda eşittirler. Hepsi mümkindir, hepsi hâdistir ve hapsi fanidir.

Nur Külliyatı’nda imkân meselesi, sadece var olup olmama şıklarına tahsis edilmez; çok daha geniş bir açıdan ele alınır.

"...Her mevcud; mahsus bir zât ve muayyen bir suret ve mümtaz bir şahsiyet ve has sıfatlar ve hikmetli keyfiyetler ve maslahatlı cihazlar ile dünyaya gönderiliyor." Şuâlar

Her bir varlık hem zâtı, hem sureti, hem sıfatları, hem organları itibariyle sonsuz imkân yolları içinden en uygun bir yol ile varlık sahasına çıkarılmıştır.

İmkân dairesinde bulunun "sonsuz" yollardan, o varlık için en uygun olan zâtın, suretin, sıfatların, organların tercih edilmesi, Allah’ın varlığını her akıl sahibine bütün açıklığıyla ve berraklığıyla okutur.
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...