Block title
Block content

"İnkılâptan on altı sene evvel (1892) Mardin cihetlerinde beni hakka irşad eden bir zata rast geldim. Siyasetteki muktesid mesleği bana gösterdi..." Buradaki "siyasetteki muktesit meslek" ne demektir, izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“Siyasetteki muktesit meslek”, ifrat ve tefriti reddederek, “muktesit meslek” tabiriyle ortaya koyduğu “vasat” yol, “sırat-ı müstakim”in ihtiyar edildiği bir tarzdır.

Kısaca “siyasetteki muktesit meslek” siyasette mutedil bir yol takip etmek anlamına geliyor. Malum siyasete tamamen ilgisiz kalmak tefrit, siyaseti tek yol görüp yıkıcı tenkit etmek de ifrat bir tutumdur. Ortası ise müspet ve yapıcı anlamda siyasete yol göstermektir.

Esasında bu, sadece siyaseti değil, beşerî hayatın bütün tabakalarını kuşatan külli ve umumi bir prensiptir.

Sırat-ı müstakim; şecaat, iffet, hikmetin karışımından hâsıl olan adalete işarettir. Bunun en mükemmel tatbikatı da bizzat Resûl-i Ekrem Efendimiz (asv)'in hayatında müşahede edilmiştir. O (asv), her hareketinde itidal ve istikamet üzerine gitmiş, zulüm ve zulümat olan ifrat ve tefritten içtinap etmiştir.

Bu tutum siyasette de takip edilmelidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

Ziyaretçi (doğrulanmadı)
Hocam Üstadın beni hakka irşad eden zat dediği Cemaleddin Afgani olduğu söyleniyor, bir bilginiz var mı?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Üstadın ittihad-ı İslam noktasından Cemaleddin-i Afgani den etkilendiği doğrudur. Üstad Hazretleri bu hususa şöyle işaret ediyor: 
“Elhasıl: Sultan Selim'e biat etmişim. Onun ittihad-ı İslâmdaki fikrini kabul ettim. Zira, o vilâyat-ı şarkiyeyi ikaz etti. Onlar da ona bîat ettiler. Şimdiki şarklılar, o zamanki şarklılardır. Bu meselede seleflerim, Şeyh Cemaleddîn-i Efganî, allâmelerden Mısır müftüsü merhum Muhammed Abduh, müfrit âlimlerden Ali Suâvi, Hoca Tahsin ve ittihad-ı İslâmı hedef tutan Namık Kemal ve Sultan Selim'dir ki, demiş: İhtilâf u tefrika endişesi Kûşe-i kabrimde hattâ bîkarar eyler beni. İttihadken savlet-i a'dâyı def'e çaremiz, İttihad etmezse millet, dağ-dar eyler beni.”

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
drerkan
Molla Said, Mardin’de bulunduğu sıralarda biri Cemaleddin-i Afganî Hazretlerine, diğeri Sünusî tarikatına bağlı iki talebe ile karşılaşır. Bediüzzaman Said Nursi, Afgani’yi İttihad-ı İslam meselesinde selefim diye tanımlayarak “siyasette muktesit meslek”i ondan öğrendiğini belirtmiştir.10 Bediüzzaman, “siyasette muktesit meslek” kavramı ile aşırılıklardan kaçınmayı kastetmiştir. O, Doğu aşiretlerinin suallerine verilen cevaplardan oluşan “Münazarat” isimli eserinde siyasilerden ehl-i ifrat ve ehl-i tefrite rast geldiğini belirtmiştir.11 http://www.koprudergisi.com/index.asp?Bolum=EskiSayilar&Goster=Yazi&YaziNo=1063
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...