Block title
Block content

"İnkırazın mahkûmu olan kuvvet ve cebrin saltanatı idi. Herhangi devletin deverân-ı demmi yerine girmişse, öyle devletlerin sahâif-i tarihiyeleri baykuşların âşiyâneleri gibi satırları inkırazlarını çağırıyorlar, bağırıyorlar." İzah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İkinci hakikat: Zaman-ı sâlifte, yani galebe-i vahşet vaktinde âlemde hükümfermâ, vahşetin mahsulü ve tedennî ve inkırazın mahkûmu olan kuvvet ve cebrin saltanatı idi. Herhangi devletin deverân-ı demmi yerine girmişse, öyle devletlerin sahâif-i tarihiyeleri baykuşların âşiyâneleri gibi satırları inkırazlarını çağırıyorlar, bağırıyorlar."(1)

Sadece kuvvet ve cebir, zulüm ve baskıyı da anımsatan kelimelerdir. Ama kuvvet ve cebrin yanında adalet ve şefkatte bulunursa, vahşetten ayrılmış olur.  Mesela Osmanlı kuvvet ve cebrin yanında adalet ve şefkati de esas aldığı için altı yüz yıl dünyaya hükmetmiştir. Ama sadece cebir ve kuvvete baş vuran Moğol hükümeti (1206-1294)  böyle uzun vadeli yaşamamış, kısa zamanda tarihin çöp sepetine atılmışlardır. Komünizm İmparatorluğu 1918-1991 yıllarında yetmiş üç yıl dayanabilmiştir.

Amerika, Rusya’ya nispetle kendi içinde demokratik ve özgürlüğe dikkat ettiği için ömrü biraz daha uzamış, ama zulme çare bulmadığı için yıkılmaya mahkumdur.  "Zulüm ile abad olanın akibeti berbat olur." kaidesince, zulmün zıddı olan adalet ve şefkat demokrasinin vazgeçilmez hayati damarları gibidir. Demokrasiyi düşünürken bunları da hesaba katmak gerekiyor.

(1) bk. Divan-ı Harb-i Örfi, Hürriyete Hitap.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Divan-ı Harb-i Örfî | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1172 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...