Block title
Block content

İnsan ebede aşık olduğu halde, niçin ahirete inanmayan insanlar var? Bu bir çelişki değil mi ya da insanların çoğu ahiret yokmuş gibi davranıyor, sanki ebede aşık olmadığını söylemek istiyor. Acaba bunu nasıl açıklarız? Bu konuda Risaleden pasaj var mı?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsanın ebede aşık olması ile, ahirete inanması farklı şeylerdir. Mesela, bir insan çok güzel bir adada, yeşillikler arasında camdan duvarları olan mükemmel bahçeli bir eve aşık olabilir. Ama bu şahsa; "Şu işi benim için yaparsan sana, senin aşık olduğun o evden daha harika bir ev vereceğim." deseniz inanmayabilir.

Üstad Hazretleri, Haşir Risalesi ve Otuzuncu Lem'a da, cennet ve ebedi hayata aşık olduğu halde, eline geçmeyeceğine itikadı olan kişilerin, bu sebepten Allah'a düşman olduğunu ifade etmektedir. Bu konu ile alakalı şu ifadeler açıklayıcı hükmündedir:

"Eğer insan ebede gidip bâki kalmazsa, fıtratındaki cemal-i sermedîye karşı olan esaslı muhabbet yerine adavet bulunacaktır."

"Onuncu Söz'ün haşiyesinde beyan edildiği gibi: Bir zaman bir dünya güzeli, bir âşıkını huzurundan çıkarıyor. O adamdaki aşk, birden adavete dönüyor ve diyor ki: 'Tuh!.. Ne kadar çirkindir.' diyerek, kendine teselli vermek için cemalinden küsüyor, cemalini inkâr ediyor."

"Evet insan bilmediği şeye düşman olduğu gibi, eli yetişmediği veyahut tutamadığı şeylerin adavetkârane kusurlarını arar, âdeta düşmanlık etmek ister."

"Madem bütün kâinatın şehadetiyle Mahbub-u Hakikî ve Cemil-i Mutlak, bütün güzel esma-i hüsnasıyla kendini insana sevdiriyor ve insanların kendini sevmelerini istiyor; elbette ve her halde, kendisinin hem mahbubu, hem habibi olan insana fıtrî bir adaveti verip derinden derine kendinden küstürmeyecek ve fıtraten en ziyade sevimli ve muhabbetli ve perestiş için yarattığı en müstesna mahluku olan insanın fıtratına bütün bütün zıd olarak bir gizli adaveti, insanın ruhuna vermeyecek."

"Çünki insan, sevdiği ve kıymetini takdir ettiği bir Cemal-i Mutlak'tan ebedî ayrılmaktan gelen derin yarasını; ancak ona adavetle, ondan küsmekle ve onu inkâr etmekle tedavi edebilir. İşte kâfirlerin Allah'ın düşmanı olması, bu noktadan ileri geliyor. Öyle ise, herhalde o Cemal-i Ezelî, kendisinin âyine-i müştakı olan insan ile ebed-ül âbâd yolunda seyahatında beraber bulunmak için, alâküllihal bir dâr-ı bekada bir hayat-ı bâkiyeye insanı mazhar edecek."(1)

(1) bk. Lem'alar, Otuzuncu Lem'a Altıncı Nükte.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Altıncı Nükte | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 3627 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...