Block title
Block content

"İnsan en evvel esbabı sever ve bu muhabbetini Allah'ı sevmeye vesile yapar. Bu kısım muhabbet, topluluğunu muhafaza edemez, dağılır. Ve bazan da kavî bir esbaba rastgelir. Onun muhabbetini mânâ-yı ismiyle tamamen cezbeder, helâkete sebep olur." izah?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Nasıl ki tevhid ve tefekkürde, aşağıdan yukarıya, yani eserden müessire gitmek, şüphelerden daha salim ve eminse, muhabbet noktasından da tersi, yani yukardan aşağıya, müessirden esere gitmek makbul ve sağlam olanıdır.

Masivaya, yani Allah’ın mahlukatına yapılan muhabbetin iki tarzı ve şekli vardır. Biri yukardan aşağıya, yani önce Allah’ı sever, sonra onun sevgisi ile mahlukatı sever.

Burada mahlukata dağıttığı sevgi, eksiklik değil, bilakis kemalat getirir. Zira onun adına, onun sanatı noktasından sevdiği için, sevgisi dağılıp azalmaz. Tam aksine, çoğalarak mükemmele gider.

Diğeri ise aşağıdan yukarı, yani önce masivayı, yani mahlukatı sever, sonra Allah’a doğru gitmeye çalışır. Giderken, çok zorlu ve kuvvetli bir masivayı aşamama ve geçememe riski ile karşı karşıya kalabilir. Ya da onda takılıp kalma, boğulma durumu olabilir. Bir de mahlukat çok ve geniş olunca, kesrette kaybolma ve boğulma kaçınılmaz olabilir. Kalbin kuvvet ve enerjisi, kesrette dağılıp, bir daha toplanması çok zorlaşır. Ve vahdete, yani Allah’a yönelmesine takat ve gücü kalmaya bilir. 

Bu yüzden aşağıdan yukarı muhabbet tarzı güvenli ve sağlam bir tarz değildir.
Herkesin kavi ve aşılamaz sebebi farklı olabilir. Kimisi için bir evlat, kimisi için mal mülk, kimisi için gençlik ve şehvet, kimsisi için mecazi bir aşk, kimisi için şan ve şöhret, kimisi için kibir ve enaniyet ve kimisi için de dünyanın suri tatlılığı birer engel ve perde olabilir. 

İşte bunlar ve daha bunlara benzer, çok kuvvetli perdeler ve barikatlar, kalbin muhabbet seyahatin de Allah’a ulaşmasına mani ve engel olabilirler. Bunları geçse de, yara ve izleri kaldığından, safi bir Allah sevgisi olamaz. Olsa da eksik ve nakıs olur. Önce tahkiki imanı elde edip, tefekkür ve marifet ile kalben Allah’a aşk ve muhabbetini tesis ettikten sonra masivaya kalben yönelmek lazımdır. Yoksa, kalbi kesrette dağıtıp, kuvvetli sebeplere yapışıp, sonra tevhide ve vahdete yönelmek ve muhabbetullahı bulmak çok zordur. Üstat burada, bu hakikata işaret ediyor.

İlgili kısmı okumak için tıklayınız:
Mesnevi-i Nuriye, Katre

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Katre | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 3285 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

k.toprak

Ağabeylerim ellerinize sağlık çok güzel açıklamalarda bulunmuşsunuz Allah sizleri iyiki istihdam etmiş iyiki bu kakikatleri açıklamaya Allah sizleri ve sizler gibileri mazhar etmiş Allah maddi manevi ömrünüzü uzun etsin bu siteyi ve bunun gibi nurlara sevdalı siteleri uzun yıllar görmek istiyoruz..
Bu konu hakkında ufak bir sorum daha olacaktı kişi Allaha ulaşmak için neden önce masivayı seviyor direk ulaşamazmıydı sizinde açıkladığınız gibi önce kişi Allah'sağlam bir iple bağlanmalı ondan sonra mahlukata bakmalı onları tefekkür etmeli aklıma şuda geliyor hangi insan masivayı Allaha ulaşmak için direk seviyor böyle birileri varmı mahlukatı bu yünden seven zaten nefsi için seviyordur bu gibi kişilerde masivadan Allaha ulaşmak nasıl gözlemlensin soru biraz karışık oldu ama siz anladınız sanırım

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (burhan)
Mahlukattan Allah'a ulaşmaya çalışan veya ulaşan çeşitli kişiler ve meslekler vardır. Mesela, nimetlerden mün'imi bulan çok kişiler vardır. mahlukattan Halıkı, eserden müessire ulaşan kişilerin sayısı az değildir. Yani önce eseri, nimeti, varlıkları görür, bunlardan Allah'a ulaşmak mümkündür. Tarih boyunca da bu gibi yollarla Allah'a ulaşan veya bulan insanlar olmuştur.
Ayrıca tarikat gibi vasıtalar vasıtasıyla Allah'a ulaştıran manevi mesleklerde de aynı durumu görüyoruz. Tarikatlarda bazen Allah'ı hakkıyla bilmek veya Allah'a ulaşmak, önce " fenafişşeyh" ve " fenafirresul" ile başlar. Ondan sonra da " fenafillah" ve "bekabillah"  mertebelerine ulaşılabilir. Dolayısıyla sebeplerden Allah'a ulaşmada bazen arızalar olabilir.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
SEMANUR

YARADILANI HOŞ GÖR, YARADANDAN ÖTÜRÜ. YARATILANLARI SEVMEK, ONLARI  ALLAH YARATTIĞI İÇİN SEVMEK, HER HARAKETİMİZİ RABBIN RIZASI İÇİN YAPMAYA ÇALIŞMAK KULLARI,  ALLAH'A YAKLAŞTIRAN NURLU BİR YOLDUR İNŞALLAH.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
ufukalem
Sayın Editör; Yukarıdaki yorumunuzdan çıkardığım sonuca göre, Risale-i Nur mesleğinde bu yol takip edilmiyor(aşağıya kopyaladım yazınızı). Ancak ben nimetlerden Munim'e ulaşmayı anlatan kısımlar hatırlıyorum Risaleden. Yani Üstadımız bunu tavsiye etmiyor da fakat bu da bir yoldur ve yanlış denemez ama bizim ki bu yol değildir mi demek istiyor. SİZİN YORUMUNUZ: Mahlukattan Allah'a ulaşmaya çalışan veya ulaşan çeşitli kişiler ve meslekler vardır. Mesela, nimetlerden mün'imi bulan çok kişiler vardır. mahlukattan Halıkı, eserden müessire ulaşan kişilerin sayısı az değildir. Yani önce eseri, nimeti, varlıkları görür, bunlardan Allah'a ulaşmak mümkündür.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Aşk ve muhabbette esas ve salim olan olan yol yukarıdan aşağı yani Allah'tan mahlukata gitmek tarzdır. Ama aşağıdan yukarı gidenlerde olmuştur lakin bu umumi ve işlek bir yol değildir. Üstelik kuvvetli bir sebep yola çıkarsa aşılamama gibi bir risk her zaman vardır.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...