Block title
Block content

"İnsan, Hayat-ı şahsiye ve hayat-ı içtimaiye düsturlarının hükmü altında bir sikke-i tevhid ve zâhirî karışıklıklar altında gizli, muntazam bir hâtem-i vahdet ve müşevveş ahvâl-i beşeriye altında..." cümlesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hattâ her bir nevi -meselâ, nev-i beşer- dahi bir ağaçtır. Kökü ve çekirdeği mazide ve semereleri, neticeleri müstakbelde olarak hayat-ı cinsiye ve bekà-yı nev’î içinde gayet muntazam kanunların bulunması gibi, hâlihazır vaziyeti dahi, hayat-ı şahsiye ve hayat-ı içtimaiye düsturlarının hükmü altında bir sikke-i tevhid ve zâhirî karışıklıklar altında gizli, muntazam bir hâtem-i vahdet ve müşevveş ahvâl-i beşeriye altında mukadderat-ı hayatiye denilen kaza ve kaderin düsturlarının hükmü altında bir mühr-ü vahdâniyet taşıyor."(1)

İnsanların toplumsal ve şahsi hayatına yüzeysel bakıldığında, zahiren bir karşılık içinde intizamsız ve düzensiz gibi duruyor. Ama dikkat ve tefekkür ile bakıldığında ise, insanlığın mükemmel bir intizam ve birlik ahenginde olduğu anlaşılır.

İnsanların ve toplumların halinde görünüşte bir karmaşa var gibi duruyor. Sanki bu insanlar başı boş ve sahipsiz sanırsın. Ama iman ve vahdet nazarı ile bakıldığında ise her bir insan kaderin ince ve intizamlı programı dahilinde yürüdüğü gibi, insanların oluşturduğu toplumsal hayat da aynı şekilde kaderin planı dairesinde hareket ediyor, olduğunu anlarsın.

Nasıl ki, insanın ferdi hayatı Allah’ın birlik mührü ile mühürlenmiş ise, aynı şekilde toplumsal hayat da Allah’ın vahdet mührü ile mühürlenmiştir.

Mesela, Çin ve Hindistan gibi kalabalık ülkelere bakıldığında, zahiren insanlar sel gibi akıyor. Sanki hiçbir plan ve program yok gibi duruyor. Ama incelediğinde, Allah’ın uluhiyet ve rububiyet kanunları orada da mükemmel bir şekilde tecelli ediyor olduğunu anlarsın, diyor.

Bugün sosyoloji ve nüfus bilimciliği, bu karmaşık ve intizamsız gibi duran kalabalıkların intizam ve ahenginden doğmuştur. Yani insanlığın toplumsal yaşamında tesadüf ve karmaşa hakim olsa idi, toplumsallık üzerine ortaya çıkan ilim dalları olamaz idi.

Bir ağaçta Allah’ın varlığı ve birliği nasıl parlıyor ise, ormanda da aynı şekilde belki daha şaşalı olarak parlıyor. İnsan nasıl Allah’ın varlık ve birliğine ayna ise, insanlık da aynı şekilde aynadır. Ormanın ve insanlığın zahiri karışıklığı seni aldatmasın, deniyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...