Block title
Block content

"İnsan icadsız bir cüz-ü ihtiyari ile cüz-ü bir kesb ile bir emri ademi veya emr-i itibari teşkil ile ve sübut vermekle müthiş tahribata ve şerlere sebebiyet verir..." cümlesindeki "emr-i ademi" ve "emr-i itibari"den murat nedir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Emr-i ademi ve emr-i itibari kavramları; eylemsizlik ve amelsizlik manasının üstünde bir nişan bir levha hükmündeler. İcatsız ve vücutsuz olup ama netice itibari ile büyük tahribatlara sebebiyet veren bu eylemsizlik ve amelsizlik levhaları, şerri ve ademi tarif ediyor.

Mesela; bir binanın yüz usta tarafından, yüz günde yapılması vücuttur. Bu, bir eylemdir, bir ameldir. Bu binanın varlık kazanması binlerce şartın ve malzemenin bir araya gelmesi ile oldu. İşte buna emr-i sabit ve vücut deniliyor.

Bu binanın altına bir dinamit konulup, fitilin yakılması ile harap edilmesi ise bir şartın olması, ya da  basit bir kibriti çakmakla mümkündür. Bu tahrip işi şart gerektirmiyor, eylem ve amel sıklığı gerektirmiyor. Az bir iş ile o binayı yok ediyoruz. İşte bu manaya Üstat, emr-i ademi ve itibari diyor.

Binanın yapılması için yüz şartın varlığı lazımdır. Üstat, buna vücut diyor. Binanın yıkılıp yok edilmesi için, basit bir şart yetiyor. Kibrit çakmak gibi… Buna da emr-i ademi ve itibari ismini veriyor. Tahrip ve şerler hep bu sınıfa, yani emr-i ademi ve itibari sınıfına giriyor.

Mesela, namaz kılmak için binlerce şart lazımdır. Başta beden, bedenin çalışması, azaların sıhhatli olması, abdest için su, suyun olması için de yağmur lazım, vs. O zaman bir namazın kılınabilmesi için ve kılınan namaza sahip olabilmek için, bütün bu gerekli şartlara hükmedip sahip olmak gerekiyor. Yoksa, namaz kıldım diye kibirlenmek ve fahirlenmek abestir. İşte namazın kılınması vücuttur, ameldir, eylemdir. Nihayetsiz iktidar ister. Bu iktidar ise insanda yoktur. Öyle ise ibadetlerde fahre hakkımız yoktur.

Ama namaz kılmamak için şart ve kayıtlara gerek yoktur. Binlerce sebebin bir araya gelmesine ihtiyaç yoktur. Oturduğun yerden kalkmadığın zaman, namazı kılmamış olursun. Yani kılmamak bir amelsizlik ve eylemsizliktir. İktidar ve güce ihtiyaç yoktur. Vazifeyi terk etmen kafidir. Özel bir gayret istemez.

İşte, namaz kılmak, binayı yapmak gibidir. İktidar ve sebeplerin vücudunu ister. Ama kılmamak ise binayı yıkmak gibidir. Az, bir iş ve basit bir iradesizlik, kılmamak için yeterlidir. Özetle Üstat emr-i ademi ve itibari kavramlarını bu manalar üstüne levha ve sembol olarak koymuş.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: On İkinci İşaret | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 4508 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

hakan
emt-i itibari mahluk mu?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (editor)

Emr-i itibarı mahluk değildir. Ancak varmış gibi itibar edilmiştir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
hakan
Yani bizim bildigimiz itibari kavramlar yani sag sol,güzel cirkin,yukari asagi,bunlar vamis gibimi düsünmemiz lazim,bunlar mahluk degilmi?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (editor)

Sorunuzun cevabı için tıklayınız:  Kader Risalesi'inde geçen emr-i itibari hakkında...

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...