Block title
Block content

“İnsan istidadı nisbetinde burada ekiyor ve ekiliyor, ahirette mahsul alıyor.” cümlesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsan Penceresinde, insanın “nakş-ı azam” olduğu ifade edilir. İsm-i azam bütün esmayı ihtiva ettiği gibi insanda da bütün İlâhî isimlerin nakışları, cilveleri ve tecellileri olduğu nazara verilir. İnsanın “ahsen-i tavimde” yaratılmasının bir yönü de budur. Bu tecelliler insan istidadının mükemmelliğini, camiiyetini netice vermiştir.

İnsan, bu mükemmel ve çok yönlü istidadı ile hem dünya hayatında binlerce farklı ilimler öğrenir, sanatlar icra eder, hem de ahiret namına büyük kârlar elde edebilir. 

İnsan, bu dünya hayatında çok yönlü bir imtihana tabi tutulmaktadır. “Dünya ahiretin tarlası” olduğundan, insan bu dünyada bir ömür boyu ahirete mahsul göndermektedir. İman ve salih ameller cennet mahsülleri, küfür ve isyanlar ise cehennem mahsüleri vermektedir.

Konuşmamız, dinlememiz, seyretmemiz, düşünmemiz, hatta hayal etmemiz,  ya cennet veya cehennem tohumudur. Bunlar bu dünyada ekilirler, mahsuller ise ahirette alınır.

Şu var ki, henüz ahiret gelmeden de bu ekimler “âlem-i misalde, Levh-i Mahfuz'da, amel defterlerinde, hafızalarda” kaydedilmekle, bir bakıma mahsul vermeye başlamış olurlar. Mahşer meydanı insanların toplanma meydanı olduğu gibi, bu amellerin de ortaya konulma meydanıdır.

İnsan ölümü tatmakla toprağa gömülür ve bir bakıma ekilir.

Güz mevsiminde ekilen tohumlar, bahar haşriyle çok terakki etmiş olarak dirildikleri gibi, bu dünyada ekilen insanlar da haşir meydanına “neş’e-i uhra” tabir edilen yeni bir yaratılışla, dünyadakine nispetle çok terakki etmiş olarak çıkacaklardır.  Ruh aynı ruhtur ve zâten bakidir. Salih amellerle terakki etse de mahiyeti yine aynıdır. Beden ise bu fani dünyadakiyle mukayese edilemeyecek kadar büyük bir değişim gösterecek, ebedî hayata layık bir şekilde yeniden yaratılacaktır. 

“İşte en edna tabaka-i hayat olan hayat-ı nebatiyenin mevti; böyle mahluk, hikmetli ve intizamlı olsa, tabaka-i hayatın en ulvîsi olan hayat-ı insaniyenin başına gelen mevt, elbette yer altına girmiş bir çekirdeğin hava âleminde bir ağaç olması gibi, yer altına giren bir insan da, Âlem-i Berzah'ta, elbette bir hayat-ı bâkiye sünbülü verecektir.” (Mektûbat, Birinci Mektup)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...