"İnsan, küçük bir mikyasta, kâinattaki hakaik-i imaniyeyi şuhud derecesinde gösterebilir." cümlesini izah eder misiniz? Bana "Ruhanileri ispat et." dediklerinde, Üstadımızın dediğini nasıl anlatabilirim?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsan sahip olduğu maddi ve manevi duygu ve cihazlar sayesinde kainatın küçültülmüş bir özeti gibidir. Bu sebeple kainatta tecelli eden imana dair bütün hakikatler insanda da tecelli etmiştir. İnsan bu açıdan enfüsi bir tefekkür sahası iken, kainat ise afaki bir tefekkür sahası oluyor. Kainat büyük kitap, insan ise bu kitabın fihristi ve özeti niteliğindedir.

Mesela; Allah’ın Musavvir ismi bir çiçeği nasıl tasvir etmiş ise, insanın suretini de aynı şekilde tasvir etmiştir. Çiçek nasıl tevhidin bir mührü ise, insanın siması da aynı şekilde belki daha parlak bir mührü oluyor.

Buradaki iman hakikatleri Allah’ın varlığı ve birliği, isim ve sıfatlarının tecellileri anlamındadır. İmanın diğer rükünleri de bu iman rüknüne dayanmaktadır.

"Meselâ: Kâinatta Levh-i Mahfuz'un gayet kat'î bir delil-i vücudu ve bir nümunesi, insandaki kuvve-i hâfızadır ve âlem-i misalin vücuduna kat'î delil ve nümune, kuvve-i hayaliyedir ve kâinattaki ruhanîlerin bir delil-i vücudu ve nümunesi, insandaki kuvvelerdir ve latifelerdir ve hâkeza... İnsan, küçük bir mikyasta, kâinattaki hakaik-i imaniyeyi şuhud derecesinde gösterebilir."(1)

Üstadımızın buradaki kullandığı delil, ispatın tek tarzı tek delili değil, çok delillerden sadece bir tanesidir. Malum delillerin kendi içinde katiyet açısından sınıfları, şubeleri bulunuyor. Bazı deliller zımni, kaziye-i makbule, işaret, remiz tarzında iken, bazıları bedihi, kati ve müberhendir.

Üstadımızın bu paragrafta kullandığı delil ,kati ve bedihi değil işari ve remzidir. Yani insanın mahiyetinde öyle duygu ve latifeler var ki, bunlar sanki diğer gaybi alemlerin insandaki ucu ve numunesi hükmündedir.

Nasıl küçük su damlaları büyük bir su kitlesine işaret edip ispat ederse, aynı şekilde insanlardaki hayal kuvveleri de küçük su damlaları misali, alem-i misale işaret eder denilmek isteniyor. Benzer bir ilişki insanların hafızası ile büyük hafıza hükmünde olan Levh-i Mahfuz için de geçerlidir.

İnsan kendi bünyesinde uç ve numune olarak bulunan duygu ve kuvvelere bakarak, o gaybi alemleri şuhud (görüyor gibi) derecesinde görebilir. Dumanın ateşe işareti gibi, insanın mahiyeti de gaybi alemlere işaret eder. Tabi bu bakış, diğer kuvvetli deliller ile teyit edildiğinde daha bir kuvvet kazanır, aklı ve vicdani çürümemiş herkesi ikna edebilir.

(1) bk. Lem'alar, Otuzuncu Lem'a, Altıncı Nükte.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...