Block title
Block content

"İnsan, üç cihetle esmâ-i İlâhiyeye bir âyinedir." ile başlayan yerin "Üçüncü vecih âyinedarlık ise: İnsan, üstünde nakışları görünen esmâ-i İlâhiyeye âyinedarlık eder." cümlesini açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsan kainat içinde Allah’ın isimlerine tecelli ve ayna olma noktasında, en kapsamlı bir eser ve en mükemmel bir sanattır. Bu noktada insan mazhar-ı azamdır; yani Allah’ın isim ve sıfatlarına tecelli olmak noktasından, kainatın en büyük mazharı ve parlak bir mahallidir. Bu hususta kainatı küçültsek insan olur, insanı büyültsek kainat olur.

Allah’ın bütün isim ve sıfatları, insanın mahiyetinde nakışlar suretinde tecelli etmiştir. Allah’ın isimlerinin hayatın üstünde nakış suretinde tecellisi kıyasi ve farazi değil, hakiki ve kaynamak suretindedir. Yani tabiri yerinde ise; maddi ve işlemek noktasında bir tecellidir. Diğer iki tecelli tarzı daha çok kıyas ve farazi bir şekildedir. Malum kıyas ve farazilik mevhum bir şeydir. Nakış ise hakiki bir işlemek ve tecelli etmektir.

Mesela; insanın simasındaki göz; Allah’ın Basar sıfatının bir tecellisidir; kulak, Sem sıfatının bir yansımasıdır; konuşma mahalli olan dil, Kelam sıfatının bir cilvesidir; yüzdeki tasvir ve çizim, Musavvir isminin bir tecellisidir; hayata lazım olan rızkın gönderilmesi ve bedenin ve bedende çalışan hücrelerin beslenmesi, Rezzak isminin nakışları ve tecellileridir.

Bu isimler gibi, Allah’ın bütün isimleri insan mahiyetinde nakış suretinde, yani maddi ve hakiki bir tecelli ile cilvelerini göstermiştir. Bu nakışların ve tecellilerin hepsi kaynakları hükmünde olan isimlere açılan birer pencereler hükmündedir. İnsan bu pencereler vasıtası ile Allah’ın isim ve sıfatlarına intikal ederler ve idrakine ererler.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
Yükleniyor...