Block title
Block content

"İnsan" ve "beşer" kavramlarını izah eder misiniz, aralarında fark var mı?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsan: Bu kelimenin aslı, lügat âlimlerince "ins"ten geldiği söylenir. Kamusta da kûfiun'a göre "nisyan" kelimesinden geldiği zikredilmektedir. Nisyan unutmak ve unutkanlık anlamındadır. İnsana akıl, şuur ve imân ile diğer canlılardan ayrı, Cenab-ı Hakk'ın en mükerrem yarattığı mahluku olup, Rabbanî ni'metleri unutkanlığı dolayısıyla "insan" denilmiş.

Beşer: Kelime olarak, insan derisinin dış yüzleri, anlamına geliyor. Terim olarak insan, Âdem, insanoğlu, ademoğlu gibi manalara geliyor. Bu yönden insan ile beşer arasında pek bir fark yok, küçük nüanslar vardır. Risale-i Nur'da her ikisi de sıklıkla kullanılmıştır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: I-İ | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 7700 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

sami

Üstadın bir hayali bir kelimeye kaç mana geldiğini açıklayan lügatlara muhalif olarak bir manaya kaç kelimenin geldiğini açıklayan bir lügat çalışması yapmakdı. Bu muazzam çalışma bir nebze Risale-i Nur da tebarüz ediyor. Evet zihin kelime kalıplarından ziyade mana ile alakadar olması için ve editörün cevabında izah edildiği gibi bir kelimede tam olarak anlaşılmayan başka bir nüans farklılığı ifade etmek için ve de bir mananın türçe ve arapça kelime karşılığını öğretmek için Üstad bir çok yerde aynı anlama gelen kelimeleri beraber kullanır: Bu misaller "Sözler"den alınmıştır. (Parantez içindeki rakamlar, Envar Neşriyatın son baskısındaki sahifeleri gösterir. ) -anahtar (535), miftah (536) -tahammül edemez ve yüklenemez (537) -istinad eder. . . . dayanır (627) -ince ve dakik (627) -müstağni ve hiç kimseye ihtiyacı olmayan (628) -tezyin ettiği gibi süslendirip (654) -sever, muhabbet eder (620) -gerek, lazım (621) -mâhir, usta (623) -tevkif ve durdurma (624) -istab’ad. . . . akıldan uzak ve muhal görür (65) -nihayetsiz, gayr-i mütenahi (552) -âlem-i ahiret (531), öteki alem (556) -me’yus, ümitsiz (584) -umum, bütün (586) -kanat, cenah(589) -küreyvat-ı hamra, yuvarlak kırmızı mevcut (592) -lisaniyle, diliyle (592) -beden-i insani (593), insanların bedeni (594) -şuunat, işler (595) -zaptetmek, ele geçirmek(596) -semanın (603), göğün (603) -yüz, sima(606) -istiğna-yı mutlak var, hiçbir cihetle ihtiyaç yok (607) -ekl, kelam ve fikirdir, yani yemek, söylemek ve düşünmektir (608) -elinde, kabzasında (609) -gölgesi, zılali (611) -geniş, vüs’atli (508) -vahşî, hiç şehir görmemiş (508) -hâlidir, boştur (508) -hakir, küçük (508) -âkil-ün nebat, ot . . . . yerler (508) -âkil-üs-semek, balık. . . . . yerler (508) -nardan, ateşten (508) -nurdan, ışıktan (508) Demek Risale-i Nur kendi içinde küçük bir arapça-türkçe bir lugat sistemine sahip olup çok luzumlu kelimeleri öğretir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...