Block title
Block content

"İnsan yaşamının ekonomik durumlara göre şekillendiği, ekonomik şartlarının değişmesiyle dini yaşayışın değiştiği ve dinin bir afyon olarak toplumları uyuttuğu" iddaası hakkında ne dersiniz? Tarihi materyalizm yorumunu Risaleler nasıl çürütüyor?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Tarihi materyalizm, tarihteki bütün olayları ve hadiseleri maddi ve ekonomik ilişkiler ile açıklamaktır. Bütün savaşlar, barışlar, içtimai ve siyasi olayların hepsi maddi ve ekonomik ilişkiler ve diyalektik maddi çatışmalar temelinde oluşur diyorlar.

Mesela, bunlara göre Bedir savaşı bir inanç ve ideolojik savaşı değil, bir sınıf çatışmasıdır. Bu teori bütünü ile yanlış olmasa da, her şeyi maddi ve ekonomik kaynaklı sınıf çatışması ile izah etmek cerbezeden başka bir şey değildir. Nitekim Hegel’in  tarihi idealizmi de bu teorinin aksidir. Yani her şey ideal ve fikir çatışmaları ile izah edilir. Bu gibi felsefi ekollerin her birisinde bir dane-i hakikat olmakla birlikte, bütünlük noktasından batıl ve yanlıştır. Zaten tarihi süreç  bunların çarpık fikirlerini göstermiştir.

Materyalist ve maddeci felsefenin fikir bakımından bazı temel şubeleri vardır. Bunlara biyolojik alanda Darwin’in evrim teorisi, psikolojik alanda  Sigmund Freud' psikanalizi, sosyolojik alanda Ogüst Komt pozitivizmi, iktisat alanında Karl Marks bunlara örnek olarak verilebilir.

Bu gibi felsefi ekollerin temeli ve esası maddeci ve inkarcı olmasıdır. Risale-i Nurlar ise küfür ağacının dal budakları yerine kökü ve esası olan maddeci ve inkarcı görüşlerini muhatap alıp çürütüyor. Nasıl ağacın kökü kesildiğinde dal ve budak da kök ile kurur gider, aynı şekilde Risale-i Nur küfür ağacının kökünü kuruttuğu için, ağacın şubeleri olan dal ve budakları ile fazla iştigal etmiyor.

Mesela, evrim ve pozitivizm gibi fikri akımlar maddeci felsefenin dalları ve budakları mesabesindedir. Üstad Hazretleri bunların isminden çok, temel felsefi alt yapıları ile mücadele etmiştir. 

Risale-i Nur'un ikinci bir kaidesi ise,  bir fikri çürütürken, onun ismini ve resmini vermiyor, sadece fikri çürütüyor. Şayet çürüttüğü  fikirlerin ismini verecek olsa, onların reklamını yapmış olur, bu da safi zihinleri bulandırır. Bulantı vermemek için sadece fikri çürütüyor. Bu yüzden bir çok fikri akımdan haber vermiyor gibi duruyor, ama aslında ve özünde o fikirleri çürütüyor.

Safi zihinden kast edilen şey, avam ve derin meselelere girmeye kabiliyeti olmayan basit düşünceli insanlardır. Bu insanlar da ekseriyeti teşkil ettiği için, irşat ve nasihatte, batılı genişçe tasvir edip açmak bu insanları şüphe ve inkara sürükleyebilir. Bu yüzden batıl fikir ve düşünceleri genişçe izah etmeden çürütmek gerekir. Risale-i Nurların tarzı bu minval üzeredir. Yani Nurlar batılı saklı ve gizli tutup, esaslarını ve fikirlerini temelden çürütüyor.

Bu minvalde yazılan sair kitaplara dikkat ile bakıldığında, önce batılı güzelce ve etraflıca tasvir edip izahını yapar, sonra da onu çürütmeye başlar. Bu da batılın talim ve yayılmasında önemli bir araçtır. Hatta felsefiyi çürütmek için yazılan kitaplara giren insanlar felsefe içinde boğuluyorlar; faydadan ziyade zarar görüyorlar. Belki bu gibi kitaplar ehil ve uzman olanlar için güzel bir kaynak olabilir, lakin avam için iyi bir irşat olmayacağı aşikardır.

Asr-ı saadette Müslüman olanlar içinde zengin, efendi ve aristokrat kimseler de vardı ki, bunlar İslam’a girdikten sonra mallarını ve mevkilerini kaybettiler, hatta bir lokma ekmeğe muhtaç duruma düştüler. Hazreti Ebu Bekir (ra) ve Mus’ab bin Umeyr (ra) buna iki güzel örnektir. Tarihi materyalizme göre böyle kimselerin mallarını ve mevkilerini muhafaza etmek için savaşmaları gerekirken, bunlar kaybetmeyi göze almışlardır. Bu da onların bir hakikat uğruna mücadele ettikleri anlamına gelir. Tarihi materyalizmin bu türden çok açmazları ve çıkmazları vardır. Bu yüzden köhnemiş bu fikir üzerinde fazla durmaya değmez...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...