Block title
Block content

İnsan, yaşayış vaziyetince, bir dağdan kopup sel içine düşen veya yüksek bir apartmandan düşüp yuvarlanan bir şahıs gibidir.. Cümlesini açar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

" İnsan, yaşayış vaziyetince, bir dağdan kopup sel içine düşen veya yüksek bir apartmandan düşüp yuvarlanan bir şahıs gibidir.

Evet, hayat apartmanı yıkılıyor. Ömür tayyaresi şimşek gibi geçiyor. Zaman da sel dolaplarını sür'atle çalıştırıyor. Arz sefinesi de, sür'atle giderken (Bulutların geçişi gibi geçip gider." Neml Sûresi: 27:88). âyetini okuyor. Sefine-i arz sür'atle yürürken, dünyanın gayr-ı meşru lezzetlerine uzatılan ellere zehirli dikenlerin batacağı düşünülsün.

Binaenaleyh, o zehirli dünya oklarına bakıp el uzatma. Firâkın elemi, telâki lezzetinden ağırdır." (1)


İzahı: İmansız bir nazarla bakılınca ortaya çıkan insan hali tasvir ediliyor. hayat, zamanla dünyadan, sevdiklerimizden ve bizi bağlayan şeylerden koparan bir manzara arzetmektedir. yüksek bir mahiyette yaratılmışken zamanla manen sükut eder gibi bir duruma düşmekteyiz.

Ancak, Allah'ın bir kulu olarak kendimizi kabul ettiğimiz, yani iman gözlüğüyle baktığımız zaman, manzara tamamen değişiyor. kopup ayrılan değil, tam tersine kavuşan, sükut eden değil, tam tersine yükselen ve yücelen bir varlık olarak kendimizi göreceğiz

Zira insan şu zindan-ı dünyadan bostan-ı cinana gitmek üzere hareket eden şerefli bir yolcudur.

On Dördüncü Söz'de geçen şu ifadelere de kulak verelim;

" Dünyaya hasr-ı nazar, azîz bir lezzeti, elîm bir eleme kalbeder. Meselâ, şu karyede, yani Barla'da, iki adam bulunur; birisinin yüzde doksan dokuz ahbabı İstanbul'a gitmişler, güzelce yaşıyorlar. Yalnız birtek burada kalmış; o dahi oraya gidecek. Bunun için, şu adam, İstanbul'a müştaktır, orayı düşünür, ahbaba kavuşmak ister. Ne vakit ona denilse, "Oraya git!"; sevinip, gülerek gider. İkinci adam ise, yüzde doksan dokuz dostları buradan gitmişler. Bir kısmı mahvolmuşlar; bir kısmı ne görür, ne de görünür yerlere sokulmuşlar. Perişan olup gitmişler, zanneder. Şu bîçare adam ise, bütün onlara bedel, yalnız bir misafire ünsiyet edip teselli bulmak ister; onunla o elîm âlâm-ı firâkı kapamak ister." (2)

(1) bk. Mesnevi-i Nuriye, Zeylü'l-Hubab.

(2) bk. Sözler, On Dördüncü Söz Hatime.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Zeylû'l-Hubab | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 5402 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...