Block title
Block content

"İnsanda olan hadsiz istidadat-ı maneviye ve nihayetsiz âmâl ve efkâr ve müyulât dahi israf edilmeyecektir." cümlesini izah eder misiniz; "Hadsiz, nihayetsiz" gibi kavramları nasıl anlayabiliriz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Risale-i Nur'da bu gibi tabirler çokça geçmektedir ve asla ezeliyeti ifade etmezler. Yani hadsiz, hudutsuz ve benzeri ifadeler, sınırı ve sonu olmayan anlamında değil, çok ve külli anlamında kullanılıyor.

İnsanın manevi yönünün ne denli geniş, kuşatıcı ve külli olduğunu ifade etmek için “hadsiz istidadat-ı maneviye ve nihayetsiz âmâl ve efkâr ve müyulât” tabirleri kullanılıyor ki, buna belagat ilminde "siga-yı mübalağa" deniliyor.

Siga-i mübalağa: Bir şeyin pek çok, pek büyük, pek ileri olduğunu gösteren kelime halidir. Fiilin mübalağalı çekimidir Hallak, Rezzak, Kahhar, Rauf gibi.

Bunlar mübalağa (yalan değil pekiştirme) ifade ederler. Meselâ “Râzık” sadece “rızık veren” iken “Rezzâk” kelimesi, “bol ve sınırsız verme” gibi anlamları da katar.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Maksat, İkinci Esas | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1179 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...