Block title
Block content

"İnsandaki kusur, kemâlât-ı Sübhâniye derecelerine bir mirsaddır." İzah eder misiniz, bunu nasıl tefekkür edebiliriz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Evet,  اِنَّمَا تُعْرَفُ اْلاَشْيَاۤءُ بِاَضْدَادِهَا (Her şey zıtlarıyla bilinir.) meşhur kaziyeden maksat, bir şeyin zıddı, o şeyin hakaik-i nisbiyesinin vücut veya zuhuruna sebeptir. Meselâ, kubuh olmasaydı ve hüsünlerin arasına girmeseydi, hüsnün gayr-ı mütenahi olan mertebeleri tezahür etmezdi."(1)

Kusur kemalin zıddıdır. Soğukluk sıcaklığın mertebelerinin anlaşılmasında nasıl bir ölçü birimi ise, kusurda kemalin kıymet ve mertebelerinin anlaşılmasında öyle bir ölçü birimidir.

İnsan nasıl acizliği ile aciz olmayan Allah’ı hissediyorsa, kusuru ile de kusurdan münezzeh olan Allah’ı ve mutlak kemalini biliyor ve hissediyor.

Mesela, on dönümlük bir tarladan çıkan on ton buğdayın danelerini saymaya kalksak şaşırırız, sıkılırız, karıştırırız ve bunlar birer kusurdur.  Ama Allah yer yüzü tarlasından çıkan milyonlarca ton hububatın sayılarını, miktarını, şekillerini, hatta her danenin kendine özel kimliğini, hiçbirini birbirine karıştırmadan, şaşırmadan, unutmadan biliyor. İşte tam bu noktada benim kusurum Onun kusursuzluğunu anlamada ve takdir etmede bir mizan bir mikyas bir mihenk oluyor. Örnekleri çoğaltabiliriz.

(1) bk. İşârâtü'l-İ'câz, Fâtiha Sûresi.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Onuncu Risale | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 322 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...